Site En Üstü 970px #RA1
23 Kasım 2017, Perşembe
Elk. Müh. Yusuf YILDIRIM

Elk. Müh.
Yusuf YILDIRIM

Mühendis ...’dır

13.10.2017

Meslekte 30 yılını devirmiş, mesleki ve insani yönlerini hayranlıkla takip ettiğim bir büyüğüm; geçen gün bir mecliste bana ve arkadaşlarıma “hadi bu cümledeki boşluğu doldurun” dedi.

Mühendis  ….’dır

Cevaplar uçuştu tabi heyecan dolu genç meslektaşlardan. Biri akıllı dedi, diğeri uykuya dayanıklı, bir diğeri sosyal, dürüst, çalışkan, …

Bu cevapları dinledikten sonra hepiniz haklısınız ama tam doğru cevap değil bunlar dedi, sonra bir soru daha sordu : “Hadi şu boşluğu da doldurun”

İyi bir mühendisin en büyük özelliği iyi bir…. olmasıdır.

Biz yine başladık: İyi birdinleyici, iyi bir gözlemci, iyi bir projeci, iyi bir planlamacı…

Gerçekten kaçımız düşünüyoruz bu boşlukların ne ile doldurulması gerektiğini? Diplomayı elimize alır almaz hemen hemen hepimiz iş iş diye yatıp kalkerken kaç defa sahip olduğumuz bu kimliğin taşıması gereken vasıflar üzerine kafa yorup kendimizi donatma yoluna gittik?

İş olmadan, tecrübe olmadan bazı şeylerin öğrenilmeyeceği aşikar olmakla beraber; hayatın içindeki neredeyse her kesitte mücadele halinde olan insanoğlunun girdiği mücadelelerden galip çıkma olasılığı, esasen o kimliğin ağırlığını taşımakla doğru orantılı değil mi? O halde neden her geçen gün ümidini biraz daha yitirerek boşa kürek sallamak? O kürekler diplomanın temelini sağlamlaştıracak harç ile dolu olsa daha güzel olmaz mı? Bir kürek sükûnet atsak, bir kürek özgüven, bir kürek mesleki program, …

Mesleki yenilikler araştırılsa, kurslara gidilse, firmalar keşfedilse, bölgenin gözde projeleri etüt edilse... Ben hiçbir tecrübe abidesi tanımıyorum ki yanına gelip kendisiyle sohbet etmek isteyen taze beyinlere meşgulüm ilgilenemem desin. Meslek hayatımda bu güne kadar karşıma çıkan birçok büyüğüm birisi bana soru sorsa da ona bilgilerimi, tecrübelerimi aktarsam der gibi cevap verdiler sorularıma. Belki de bana öyle denk geldi!  

Lafı dolandırmadan söyleyecek olursak burada da hazırcıyız biraz, ya da aceleciyiz mi desem bilemedim. Sınavı hemen kazanalım, diplomayı hemen alalım, işi hemen bulalım, hatta meslekte zirveye de hemen ulaşalım istiyoruz. Kaçımız başarılı insanların yaşamlarını inceliyor? Kaçımız başkalarının tecrübelerine değer verip onları yaşamlarına tatbik ediyor? Kaçımız sahip olduğumuz unvanın içini dolduruyor? Tabiri caizse etiketimizin ederi gerçekten ne kadar, buna kaçımız değer biçebiliyor?

Vardır elbet her yazımda bahsettiğim gibi istisnalar. Lakin eğri oturup doğru konuşunca kendi kendimize bu soruları sorduğumuzda cevaplar (kendimizi kandırmadan verdiklerimiz tabi) mevcut tabloda içinde bulunduğumuz durumu özetler nitelikte bence.

Fakat yaygın bir söz vardır, denir ki hiçbir şey için geç değildir!. Evet hiçbir şey için asla geç değildir ve olmayacaktır, öğrenmenin yaşı yoktur ve hiç olmayacaktır; o yüzden o değerli büyüğümüzün verdiği cevaplar doğrultusunda ben kendi adıma daha iyi olmak adına bazı değişiklikler yapmaya karar verdim mesleki yaşantımda. Belki siz de bilmek istersiniz diye sizinle de paylaşmak istedim o cevapları.

Mühendis bir YÖNETİCİ’dir ve İyi bir yöneticinin en büyük özelliği iyi bir TAKİPÇİ olmasıdır.

Haluk GÖĞÜŞ & İsmail AYDIN bize kattıklarınız için teşekkürler…

Bu makale 1397 kez okundu

Makale Yorumları

    Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.