Site En Üstü 970px #RA1
23 Kasım 2017, Perşembe
İç Mimar & Girişimci Derya MERSİNLİ

İç Mimar & Girişimci
Derya MERSİNLİ

HAYATIMIZIN SENARYOSU ÜÇ KELİME..

11.03.2017

Hiç yaptığın işten tutku duydun mu.. Ben duydum. En küçük zerresine kadar hemde. Yeniden doğsam yine aynı işi aynı tutkuyla yapardım. Sabahlara kadar çizer, baktığım her yerde onu görür ve onu yaşardım. Peki ya hissedemeyenler. Emin olun bu mümkün.

Yaşam mücadelemizin içinde biz insanlar hep bir şeyler istiyor ve bekliyoruz. Sonu bitmeyen  hayallerimiz, isteklerimiz ve beklentilerimiz var. Mutluluk istiyoruz, çok para kazanmak istiyoruz, işe girmeyi bekliyoruz, işimiz de yükselmeyi hedefliyoruz, bir çok şeyin hep önümüze altın tepside sunulmasını istiyoruz. İşin üzücü yanı da bazen bu şansları bilerek veya bilmeyerek elimizin tersiye geri çevirdiğimiz zamanlar oluyor. "Aslında ben bu kadar da değilim.." dediğinizi hatta durup bir düşüneceğinizi tahmin edebiliyorum. Üzgünüm ama hepimiz için bu böyle..

Hayatımızın senaryosu üç kelime içinde dönüp duruyor. Beklentilerimiz, Hayallerimiz ve Hedeflerimiz!

Beklentilerimiz hayatımızın her alanında var ve var olmayada devam edecek. Hayaller gerçekleştirilmediği sürece malesef hayal kelimesi olarak kalacak, hedefler ise başarıyı sevenler için hep bir ışık olmaya devam edecek. 

Peki biz ve yetişmekte olan genç nesilde ki meslektaşlarımız; bu senaryonun neresindeyiz? Kendimiz ve hayatımız için hangi adımları atıyor ve neler yapıyoruz? Bunu yapabilmek için öncelikle bazı soruları kendimize sormalıyız.

1.Hedeflerimiz nedir ve kendimizi nerede görmek istiyoruz? 
2.Bunun için gerekli adımı atıyor muyuz? 
3.Amacımız ve hayallerimiz için ne kadar emek harcıyoruz? 
4.Herşeyden Önemlisi; hedeflerimize ulaştığımız da biz buna hazır mıyız? 

Çok sevdiğim bir hocam bir gün ders çıkışı bir sohbetimiz de şunu söylemişti: Hedefin belli olabilir. Gerçekleştirebilisin de, ama gerçek olduğunda sen buna hazır olacak mısın? Bunun cevabını yaşayarak öğreniyoruz. Bedel ödemeye, sorumlulukların altından kalkabilecek cesarete sahip olmaya, bu yolda kararlı olmaya hazır olmalı ve kendimize inanmalıyız. Hepimiz aynı evrelerden geçer, farklı hayatlar yaşarız. Bu çizgiyi de farklı kılacak olan bizleriz. Çevrem de üniversite öğrencileri, hayata yeni yeni adım atıp, tutunmaya çalışan gençlerden belli bir kesimi ile sohbet ederken şunu görüyorum. Bir çoğunun profosyonel ve özel yaşamdan beklentisi mükemmel. Fakat bu güzelliklerin karşılığın da ne bedel ödemek ne de sıkıntı çekmek istiyorlar. Hatta bir kısmının ileriye dair bir planının bile olamadığına şahit oldum. "Kısmet, belki bir gün şans bize de vurur." demeyin. Sadece bir gün deneyin. Çaba gösterin, kendi yolunuzda ilerleyip iyi olanı dileyin ve hayata herşeye rağmen tutkuyla sarılın. Bakın görün güzellikler sizi nasıl buluyor. Siz inanısanız hayalleriniz sizinle olur. Kuşkusuz amaç pembe gözlüklerle bakmak değildir hayata, elbette bu hayatın siyah tarafıda var asıl olan o siyahta beyazı da görebilmek ve bunu kabul ederek hayatı şekillendirmeyi başarabilmek. Hep söylerim; belirli bir noktaya kadar kişi kendi şansını yaratmalı, kendini geliştirmeli, vizyonunu açmalı. Tutkuyla başlayan hayaller gerçekleştirilmeli. Bu süreçte hedefin sonundan ziyade o yolda en doğru şekilde ilerleyebilmeli. Hayatın gösterdiği en zor derslerden biri; yarım bıraktığınız ve hiç başlamadığınız her hayalinizi gün gelir başkası tamamlar. Bu hep böyledir. Unutmayın ki; "Hayaller gerçekleşmek için vardır." 

Hayat plan yapabileceğimiz kadar uzun değil. Hayatınıza dört elle sarılın, ayağa kalkın ve yol alın.. Sevgilerimle.

 

Bu makale 1039 kez okundu

Makale Yorumları

    Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.