Site En Üstü 970px #RA1
17 Aralık 2017, Pazar
Jeo. Müh. Hakan DEMİRKAN

Jeo. Müh.
Hakan DEMİRKAN

Benim Madenim, Benim Zenginliğim

05.12.2017

Madencilik, ülkelerin sahip oldukları teknoloji ve refah düzeyine ulaşmalarında en etkin rol oynayan faktörlerden birisidir. Tarım toplumun gıda ihtiyacını giderecek hammaddeyi karşılarken, madencilik ise, insanların sağlıklı ve rahat yaşamasını sağlayacak hammadde ihtiyacını karşılar. Yerüstü ve yeraltı kaynaklarını kullanabilen ülkeler, gelişmişlik düzeyine ulaşırken, bu kaynaklardan yoksun olan ülkeler ise, işgalci konum ile bu zenginliğe sahip fakat zayıf ülkeleri sömürerek bu kaynaklar ile zenginlik seviyesine ulaşmışlardır.

Ülkemizin tarım konusu başlı başına bir konu olmuş ve bundan direkt olarak etkilendiğimiz için gelişmeleri yakinen takip ettiğimizden, tarım konusu hepimizin malumudur. Fakat madenlerden genellikle dolaylı olarak etkilendiğimiz için, bu konuyu biraz açmakta fayda olacaktır.

TBMM Araştırma Komisyonu Raporuna göre; dünyada yıllık 1,5 trilyon USD değerinde, 10 milyar tonun üzerinde maden üretilmektedir. Bu rakamın %75’i enerji ham maddeleri, %10’u metalik madenler ve %15’i endüstriyel hammadde üretimine aittir. Bu kapsamda verilen değerlerden madencilik endüstrisinin dünya ekonomisi için ne kadar önemli olduğunu görebiliriz.

Yine aynı raporda, Kanada’da madencilik sektöründen ciddi bir vergi geliri elde edildiği, sektörün ülkedeki istihdam sağlamadaki gücü ise, sektörde 2008 yılında 58.506 işçi doğrudan çalışmaktayken, maden zenginleştirme ve ilgili imalat sanayisinde çalışan işçilerle birlikte toplam sayı 351.400 kişiye ulaşmaktadır, örneği ile madencilik sektörünün ülke için istihdamı ve vergiyi getirisi için önemi belirtilmiştir.

Karmaşık jeolojik ve tektonik yapıya sahip ülkemizde ise, çok çeşitli maden yatakları bulunmaktadır. Günümüzde dünyada yaklaşık 90 çeşit madenin üretimi yapılmaktayken, ülkemizde 60 civarında maden türünde üretim yapılmaktadır. MTA verilerine göre, dünyada 132 ülke arasında toplam maden üretim değeri itibarıyla 28’inci sırada yer alan ülkemiz, maden çeşitliliği açısından ise 10’uncu sırada bulunmaktadır.

Fakat ülkemizdeki maden ihracatı ve ithalatı arasında 2000-2009 yılları arasındaki 10 yıllık döneme baktığımız zaman, toplam 13 milyar dolar açık olduğu görülmektedir. İthalatın ihracattan daha hızlı bir artış gösterdiği 2009 yılında, ihracatın ithalatı karşılama oranı % 37 dolayında kalmıştır.

Bunun sebebi ise, geçtiğimiz yüzyılda, dünya gayrisafi yurt içi hasılası yaklaşık 18 kat artmıştır ve küresel kaynak tüketim miktarı da buna paralel olarak büyüme göstermiştir. Dünya ham petrol tüketimi 20,43 milyon tondan 3,5 milyar tona yükselerek 172 kat, çelik tüketimi 27,80 milyon tondan 847 milyon tona yükselerek 30 kat, alüminyum tüketimi 6.800 tondan 24,54 milyon tona yükselerek yaklaşık 3.600 kat, bakır tüketimi ise 495 bin tondan 14 milyon tona yükselerek 28 kat artmıştır.

Gün geçtikçe artan ihtiyaca göre madene olan ihtiyacın nasıl arttığını bir örnekle belirtelim. Vaktiyle suların kayalardan koparıp kumlar arasına biriktirdiği magnetit toplanır veya aynı maden az derin kuyu veya galeriler içinden elde edilerek basit fırınlarda eritilirken, bugün 10 milyon tondan aşağı cevher mevcudu olan demir alanları küçük yatak olarak belirtiliyor ve böylece, bugünkü maden ihtiyacı ile eski zamanlardaki ihtiyacın kıyaslanamayacağı görülüyor. Nüfus arttıkça ihtiyaç, ihtiyaç arttıkça madenlere olan zorunluluk artıyor.

Ülkemizde madenlere bağlı tüketim miktarı ile üretim miktarı birbirini karşılamamakta, dışa bağımlılığımız her gün biraz daha artış göstermektedir. Bu madenlerimizin az olmasından değil, maden üretimine yapılan yatırımın az olmasından kaynaklanmaktadır.

Maden sektörünün ekonomiye yaptığı katkıyı çok iyi anlayan ülkelerde, yatırımcıların ilgisi ve yatırımların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Maden arama faaliyetlerine en çok yatırım yapan ülkelerin başında gelen Kanada, Avustralya ve ABD’de, toplam arama bütçesinin yaklaşık %69’una tekabül eden 12,6 milyar USD değerinde harcama gerçekleşmektedir.

Ülkemizde ise, halkımızın desteği, devlet mekanizmasının kontrolü, yaptırımı ve eşit miktardaki desteği ile maden sektörüne olan yatırımların artması, dışa olan bağımlılığımızı azaltırken, yaşam kalitesinde artışa ve refah seviyesinin düzeyli bir şekilde yükselmesine katkı sağlayacaktır. Vatan toprağımız üzerinde daha rahat ve tam bağımsız yaşamamız için, vatan toprağımızın yer üstü ve yeraltındaki zenginliklerini daha aktif ve daha bilinçli kullanmalıyız. Dışa olan bağımlılığımızı bitirmek için; “Benim Madenim, Benim Zenginliğim” demeliyiz.

 

Geçtiğimiz gün olan 4 Aralık Dünya Madenciler Günü münasebetiyle tüm madencilerimizin madenciler gününü kutluyorum.

 

Bu makale 1001 kez okundu

Makale Yorumları

    Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.