yazı üstü

Hazırlayan: İnşaat Mühendisi Gülcan AY

“Yoksulluk” yiyecek, içecek, barınma gibi temel insani ihtiyaçlara zor erişmek veya erişememek olarak tanımlanırken; “Sürdürülebilirlik” gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılama gücünü tehlikeye atmadan günümüz kuşaklarının ihtiyaçlarının karşılanması olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca her iki kavram birbirine temel ihtiyaç ve adalet vurgusu ile bağlıdır.
Kişinin temel ihtiyaçlarından biri olan konut sahibi olabilmesi, 1948 tarihinde yayınlanan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde “bir insan hakkı” olarak tanımlanmıştır. Konut sorunu; aslında alt gelir gruplarının konut edinebilme sorunudur.
Alt gelir gruplarının konut ihtiyacına cevap verilebilmesi için ödenebilir konutların (affordable housing) üzerinde durulması gerekmektedir. Türkiye’de hedef kitlesi alt gelir grubu olan konut üretimi sadece devlet eliyle TOKİ tarafından yapılmaktadır. Konut sorununun çözümünde TOKİ’nin çabaları önemli olmakla birlikte, uygulanan politikaların yeterli ve çoktan seçmeli olmadığı ortadadır. Başlangıçta, alt gelir grupları için üretilen konut ekonomik görünebilir, ancak asgari ücret ile geçinen alt gelir grubu için uygun değildir. Özel sektör için; “inşaat yüklenicisi olmak=çok karlı yatırım” anlayışı bazında olduğundan çözüm olanakları dar alana sıkışmış durumdadır.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden Şeyda Emekci ve Ali Murat Tanyer, soruna “Türkiye’de Alt Gelir Grubunun Konut Sorunu ve” Yaşam Döngüsü Maliyet Analizi (YDMA) Tabanlı Çözüm Önerisi getirmektedirler. Makaleye göre;
“Konut insanın temel ihtiyaçlarından olup, insanların yaşadığı ve yetiştiği bir çevreyi tanımlar. Düşük maliyetli konut ise düşük gelirli hane halkları için iyi bir konut sağlamak amacıyla hükümet sübvansiyonları ve politika desteği sağlanarak düşük kâr ile yapılan konut türüdür. Düşük maliyetli konut uygulamalarının rolü ve önemi, sürdürülebilir bir çevre yaratmak için büyük önem taşımaktadır. Sürdürülebilirlik sosyal eşitlik sağlar ve yoksullara öncelik verir. Ödenebilir konut, sınırlı gelire sahip grupların konut ihtiyacını karşılamak için yine bu grupların karşılayabileceği bedel veya ödeme koşulları ile nitelikli bir konut biriminin satın alınması veya kiralanması anlamını taşımaktadır. Ödenebilir konut hesaplamaları genel olarak hane halkı gelirinin ev için harcanan miktara oranı ile tanımlanmaktadır. Bir konutun ödenebilir olması için bir hane halkının konut için harcadığı maliyetin, brüt gelirinin %30’unu aşmaması gerekir.”
Makalede, alt gelir grubu için Ülkemizde uygulanan konut politikaları da özetlenmektedir. “Yaşam boyu düşük maliyetli bir konut üretmek için ön tasarım safhası önemlidir. Ayrıca konutun değerinin “yapım aşaması”nın ötesinde konutun kullanıldığı (yaşam) süre ve sonrası gözönüne alınarak belirlenmesi gerektiği” öne sürülmektedir.
Benim düşünceme göre; bu konuda sektörel olsun olmasın tüm ekonomi paydaşlarının çözüm önerisine katılımı gerekmektedir.
MAKALENİN TAMAMINA ULAŞMAK İÇİN

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

CEVAP YAZIN

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.