yazı üstü
  • Düzenleyen: İnş. Müh(stu). Adil MİRDESLİ

1987’den beri her yıl 4-10 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası, Türkiye’de bu yıl da iş kazalarının gölgesinde geçti. İşçi ölümlerini veriye döken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’ne göre son 5 yılda her yıl yaklaşık 2 bin işçi, iş kazalarında yaşamını yitirdi. Kayıt dışı çalışanlar ise bu rakama dahil değil.Yüksekten düşme, en fazla yaşanan iş kazalarından biri. Ezilme, göçük, trafik /servis kazası, kalp krizi, beyin kanaması, elektrik çarpması ve zehirlenme işçi ölümlerinde en fazla karşılaşılan diğer nedenler. İş kazalarında en fazla inşaat, tarım , madencilik sektörleri öne çıkıyor.

Taşeron işçilerin çalışma koşulları

İş kazalarına en çok maruz kalanlar ise taşeron işçiler. En uzun çalışma saatlerine sahip olup en az kazananlar da işçiler, taşeron firmaların daha fazla kâr uğruna iş güvenliğini yok saydığına dikkat çekiyor. Taşeron firma daha fazla kâr etmek için işçiyi çalıştırabildiği kadar çalıştırıyor. Yattıkları yerler yer değil, yedikleri yemek yemek değil. Barınma koşulu işte yemek koşulları son derece sağlıksız.

Büyük şehirlerdeki mega projeler, üretim baskısı nedeniyle bir yandan hızlı, diğer yandan güvencesiz çalışmayı artırdı. Geçen yıl en fazla işçi ölümünün yaşandığı kent, İstanbul oldu. 2018’de sadece İstanbul’da 226 işçi iş kazasında hayatını kaybetti. İstanbul’u Kocaeli, Manisa ve Bursa takip etti.

3. Havalimanı inşaatı;

Geçen yıl işçilerin çalışma koşulları nedeniyle gündeme gelen büyük projelerden biri de 3. havalimanı inşaatı olmuştu. Bu koşulları protesto eden 600 işçi gözaltına alınmış, 31 işçi tutuklanmıştı. Havalimanı işçi yerleşkelerinde şu koşullardan bahsetmek isterim. 2 katlı konteynerler içinde 60 dan fazla oda ve odalar 6 kişilik, yataklarında ise  pirelerin ya da tahta kurusu gibi parazitlerin bulunduğu sağlıksız bir ortam. Bilinen verilere göre 3.Havalimanın da toplam 400 kişinin iş kazalarından ötürü  yaşamını yitirdiği görülmektedir.

Gözünün yaşına bakmadan kovuyorlar seni;

İşçiler iş güvenliği ve işçi sağlığının göz ardı edilmesine karşı düzenlenen eylemlerin de şimdiye dek sonuç vermediğini vurguluyor, haksızlığı dile getirdiklerinde işten çıkarıldıklarına dikkat çekiyor. Millet gerçekten işsiz. Gerçekten çok zor durumdalar bunu bilen alt işverenler maalesef işçileri ağır şartlar altında çalıştırıyor ve bazı haklardan men ediyor. Hakkını savunan işçinin gözünün yaşına bakmadan kovuyor.

2018’de ölen işçilerin yüzde 2’si sendikalıydı

İşçiler arasında örgütlülük oranı da düşük. En fazla iş kazasının yaşandığı inşaat sektöründe işçiler arasındaki sendikalılık oranı yüzde 1’i bulmuyor. Bununla birlikte sektördeki yaklaşık 1 milyon 300 bin işçinin çoğu taşeron olduğu için iş kolu değiştiğinde sendika üyelikleri de düşüyor. 2018’de iş kazalarında yaşamını kaybeden işçilerin sadece yüzde 2’si sendika üyesiydi, hayatını kaybedenlerin yüzde 98’i ise sendikasızdı.

İnşaat işçisi ve sendikacı Özgür Karabulut’un eşi Ayla Gümüş Karabulut, iş kazalarının ailesini derinden etkilediğini anlatıyor. Gümüş Karabulut’a göre kazaları duyup hayıflanmaktan başka yapabilecek çok şey var. İş kazasının ne olduğunu, baretin neden takılması gerektiğini 5 yaşındaki kızının bile öğrendiğini aktaran Gümüş Karabulut, “Bunu beş yaşındaki çocuğa bile anlatıp öğretebiliyorsak insanların hayatı bu kadar ucuz olmamalı” diye konuşuyor.

Eşi ve onun iş arkadaşları için endişelenen Gümüş Karabulut sözlerini şöyle noktalıyor: “Bir halat kaç metredir, maliyeti nedir bilmiyorum ama hayat kurtarıyor.”

 

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

CEVAP YAZIN

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.