Günümüzde artık hemen hemen her evde bilgisayar ve hepimizin cebinde akıllı telefon bulunmakta. Makineler, bilgisayarlar, telefonlar ve internet günlük hayatımızın büyük bir parçası halindeler. Peki biz günlük işlerimizin çoğunda bağımlı olduğumuz bu teknolojik aletleri ne kadar etkili kullanabiliyoruz? Şöyle bir örnek verelim, aşağıdaki resimde NASA’nın ürettiği 1969 yılında Apollo 11 isimli uzay aracının Ay’a ulaşması için gerekli hesaplamaları yapan bilgisayarı görüyorsunuz. Onun yanındaki resimde ise hemen hemen herkesin cebinde taşıdığı sıradan bir akıllı telefon var. Bu akıllı telefonları genel olarak sosyal medyaya bağlanmak, telefon görüşmeleri yapmak, video izlemek ve oyun oynamak gibi amaçlarla kullanıyoruz. Oysa ki bu telefonlar bir milyon tane Apollo 11 aracının Ay’a ulaşması için gerekli hesaplamaları eş zamanlı olarak yapacak işlem gücüne sahip. Bu da altımızda son model bir spor araba varken boş yolda 20 km/sa hızla gitmemiz gibi bir şey.

Günümüzden 300 yıl öncesine gidelim. Dünyanın neresine gidersek gidelim halk arasında okuma yazma bilen insanlara çok nadiren rastlanırdı. Alimler ve üst tabaka insanlar dışında sıradan halk okuma yazma öğrenmeye gerek görmezdi. Ama günümüzde okuma yazma bilmeyen insan oranı dünya genelinde sadece %14 ve bu oran da gittikçe düşmekte. 300 Yıl önceki insanların okuma yazmaya bakış açılarını günümüz insanlarının kod yazmaya bakış açılarıyla kıyaslayabiliriz. O dönemin insanları okur yazarlığı belirli kesimlere bırakıp ihtiyaçlarının olmadıklarını düşünürken günümüz insanları da programlamanın yazılım mühendislerinin işi olduğuna ve kendilerinin ihtiyaçları olmadığına inanmakta.

18. yüz yılda Sanayi Devrimi ile makineler iş gücünü devralmaya başlamıştı ama üretim sürecinin kontrolü hala insanların elindeydi. Günümüzde ise Bilişim Devrimi yaşanmakta ve yapay zekanın gelişimiyle üretim süreci tamamen makineler tarafından kontrol edilmektedir. Biz insanların rolü ise bu makinelerin tasarımlarını yapmak ve programlarını yazmaktır. Bilişim Devriminde geri kalmak istemeyen ülkeler ilkokullarda programlama ve robotik eğitimleri vermeye başlamışlardır.

İnsanların büyük bir çoğunluğu programlanın zor bir şey olduğu kanısındadır. Aslında programlama dili öğrenmenin bir yabancı dil öğrenmekten pek bir farkı yoktur. Aksine daha da kolaydır çünkü programlama dilinde her şey belirli bir düzende yazılır. İstisnalar yada devrik cümlelere rastlamazsınız. Eğer doğru programlama dilinden başlarsanız ve sabırlı bir şekilde çalışırsanız kısa sürede günlük hayatınızda kullanabileceğiniz programlar yazmaya başlayabilirsiniz. İlk programlarınızı yazdığınızda hissedeceğiniz duygular şevkinizi arttıracaktır.

Programlamanın Faydaları

  1. Düşünme şeklinizi değiştirir, analitik düşünmenizi sağlar. “Herkes programlama öğrenmelidir çünkü bu size nasıl düşünmeniz gerektiğini öğretir.” Steve Jobs
  2. Problem çözme yeteneğiniz arttırır.
  3. Zekanızı geliştirir.
  4. Şuan farkında olmasanız da günlük hayatta yaptığınız birçok işi yazdığınız programlarla bilgisayarınıza yada telefonunuza yaptırabilirsiniz.
  5. Bilgisayarın çalışma mantığını anlamanızı sağlar.
  6. Web tasarımı ve mobil uygulamalar yazarak ek gelir elde edebilirsiniz.

 

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

CEVAP YAZIN

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.