Bilimi Yedi Siyaset

0
262
- Advertisement -

 “Batılılar Afrika’ya geldiğinde bizim topraklarımız onların İncilleri vardı. Gözlerimiz kapalı dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda, bizim incilimiz, onların toprakları vardı”  

Kenya’nın kurucu devlet başkanı Jomo Kenyata, Batı ülkelerinin Afrika’ya gelişini ve bu topraklardaki sömürgesini bu sözlerle anlatır. Bu bir toprak sömürgesidir ve tarih buna şahittir. Peki batı ülkelerinin bilim sömürgesinin farkında mıyız? Ben cevap vereyim değiliz çünkü gözlerimiz hala kapalı. Tarihimizden bilim adına birkaç örnek vereyim;

1389 – 1459 yıllarında yaşamış ve Pasteur’dan önce Mikrobu bulan ilk bilim adamı, Fatih Sultan Mehmed Han’ın hocası Akşemseddin,

994’lü yıllarda yaşamış olan 1000 sene önce ilk kanser ameliyatını yapan, kılcal damar sitemini ilk defa ortaya atan ve eski çağın en büyük hekimlerinden olan hipokratesin (Hipokrat) Doğum olayı görüşünü kökünden yıkan Türk bilim adamı Ali Bin Abbas,

Batıya tedavi metodlarını öğreten İslam alimi Ali Bin Rıdvan,

973 – 1051 yılları arasında yaşamış, dünyanın döndüğünü ilk bulan, matematik, jeoloji, coğrafya, tıp, felsefe, fizik, astronomi gibi dallarda eserler yazmış olan Beyruni,

721 – 805 yılları arasında yaşamış, maddenin en küçük parçası atomun parçalanabileceğini bundan 1200 sene önce söyleyen ve atom bombası fikrinin ilk mucidi ve kimyanın babası sayılan Cabir Bin Hayyan, 

17. yüzyıl havada uçan planörcülüğün öncüsü Türk mucit Hazerfen Ahmed Çelebi,

980 – 1037 yılları arasında yaşamış doktorların sultanı. Eserleri Avrupa üniversitelerinde 600 sene temel kitap olarak okutulan dahi doktor. Hastalık yayan küçük organizmalar, civa ile tedavi, pastör’ e ışık tutması, ilaç bilim ustası, dış belirtilere dayanarak teşhis koyma, botanik, zooloji ve fizikle ilgilenen jeoloji ilminin babası İbni Sina,

1337 – 1430 yılları arasında yaşamış çağını aşan büyük bir matematikçi ve astronomi bilgini. Osmanlının ve Türklerin ilk astronomu Kadızade Rumi,

956’lı yıllarda yaşamış günümüzden 1000 sene önce depremlerin oluş sebebini açıklayan Mes’ûdi,

1489 – 1588 yıllarında yaşamış seviyesine bugün dahi ulaşılamayan dahi mimar Mimar Sinan,

1123 yıllarında yaşamış cebirdeki binom formülünü bulan bilgin Ömer Hayyam,

1465 – 1554 yıllarında yaşamış,  400 sene önce bugünküne çok yakın dünya haritasını çizen, Amerika kıtasının varlığını Kristof Kolomb‘dan önce bilen ünlü denizci büyük coğrafyacı Piri Reis,

901’lü yıllarda yaşayan, Newton’ dan çok önce diferansiyel hesabını keşfeden, dünyanın çapını doğru olarak hesaplayan ilk İslam bilgini matematik ve astronomi alimi Sabit Bin Kurra,

Ancak çok az bir kısmını belirttiğim ve ismini dahi bilmediğimiz ve buluşlarından bihaber olduğumuz onlarca bilim insanı ile dolu tarihimizden gün geçtikçe daha çok uzaklaşıyoruz.

Jomo Kenyata’nın sözü gibi, bize de batılı ülkeler ellerinde siyaset ile geldiler bizde de bilim vardı ve bize fikirlerle ayrışmayı öğrettiler ve biz ayrıştığımız an siyaseti bize bırakıp bilimi alıp gittiler.

Oysaki biz “Barika-i hakikat, müsademe-i efkârdan doğar” diyerek, hakikat ışığının fikirlerin çarpışmasından doğduğuna inanırdık. Fikirlerin çarpışması ile kavga çıktığını yeni öğrendik.

Şimdi her köşede siyaset, lise sıralarında siyaset, üniversite koridorlarında siyaset, iki mühendis bir araya gelse siyaset, siyaset dedimse tefrikaya düşüren siyaset. Şeytanın her zaman ki oyunu şucu bucu, siyahı beyazı, yönlerde bile ayrılık. Bilimi konuşan yok. Siyaset açgözlü bir canavar ve biz onu her gün bilimle besliyoruz. Bilim bittiği gün karnını şişiren siyaset patlayacak.

Batılı dediğimiz ülkeler, uzaya gemi gönderelim, giden gemiyi düzgün indirip bir daha kullanalım, şu madenden şunu yapalım dedikçe biz, o onu demiş bu bunu söylemiş.

Şimdi bırakalım bunları köpük gider su kalır. Biz köpük olan siyasetle bir yere varamayız onu yapan ve her türlü düşünceye sahip olan insanların haklarını savunmaya malik olan siyasetçiler var siyaseti onlara bırakalım. Biz ancak su olan bilimle yarınlara umutla bakarız. Suyun gücüne hiçbir güç karşı koyamaz.

Siyaset bizi yarından alı koyar, bugünümüzde de bizden bizi alı koyar. Biz bilimde, ilimde birlik olup yarının güneşini el ele selamlamalıyız. Çünkü güneş doğudan doğar.

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Önceki İçerikMühendisim, Mühendissin, Mühendis …
Sonraki İçerikNaci Ağbal Açıkladı! 2B Arazileri İşlemleri İçin Son Gün 7 Mart!
Jeo. Müh. İbrahim Hakan DEMİRKAN
1993 de Gaziantep'te doğdu. Babasının öğretmenlik görevi nedeniyle ilk, orta ve lise öğrenimlerini farklı okullarda yaptı. 2010 yılında Arif Nihat Asya Lisesi'nden mezun olduktan sonra aynı yıl Niğde (Ömer Halisdemir) Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği bölümüne başladı. Lisans eğitimi boyunca Uygulamalı Jeoloji üzerine çalıştı. 2015 yılında mezun olduğu üniversitenin Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Mineraloji Petrografi Anabilim dalında yüksek lisansına başladı. Gaziantep Bölgesi Kil Mineralojisi ve Petrografisi üzerine tez çalışmasını sürdürmekte iken, 2017 Yılında Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümünü kazandı. Şuan da Gaziantep'te Jeoloji Mühendisleri Odası Tescilli firmasında serbest mühendislik ve müşavirlik yapmakta ve aynı zamanda iki şubesi bulunan okul öncesi eğitim veren eğitim kurumunun kurucu müdürlüğünü yapmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here