yazı üstü

Dördüncü bölümde Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’nin 16. Bölümü kapsamında “Zemin Sınıfı Tayini ” kavramını sayısal örnekler ile göstermek istiyorum.

4. Bölüm 2. Parçaya aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

4. Bölüm Part-2

Sorularınızı sormaktan çekinmeyin.

https://www.facebook.com/gokhan.demirbas.73550

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

6 YORUMLAR

    • Bence çok ama yasalara göre çok değil. Sebebi 1,5xB değeri kadar temel altına sondaj yapılması istenmesidir. Örneği incelerseniz temel alt derinliği 3m yapının kısa kenarı 22,5m olarak görülür.
      1,5B+3 =35,5 olarak görülür. Sondaj Derinliği 35m olarak seçilmiştir. Rahatsız olduğunuz durumdan yazı dizimin 2.bölümünde bahsettim. Bence de gereksiz miktarlar.

  1. Evet bu gereksiz durum radye temel için geçerli, yalnız sürekli ve tekil temel için yönetmelik bir bahis bile yapmayı gerek görmemiş. Yapı genişliğinin 1,5 katı ifadesi diğer temel tipleri için çok farklı anlamlar içerebiliyor.

    • Bu yönetmelik kapsamında tekil temellerin kaldırılmasını (Çok özel bazı durumlar dışında zaten yapılmıyor. O durumları hariç tutarak.) istiyordum ben. Konut tipi yapılarda tekil temel yapılması çok hoş birşey değil. Tabiki sürekli temeller ile ilgili de bir bilgi verilse iyi olurdu. Lakin yapı genişliği ifadesi gerçekten doğrudur. Burada dikkat edilmesi gereken durum bence bir ortalama durumun yönetmeliğe sokulması olmalıdır.

  2. Yukarıdaki örneğe göre kısa kenarı 22,5 olan tekil temel bir hangar veya bir ahır projesi düşünün, sondaj araştırma derinliğiyle oluşan zemin etüt raporu masrafı mimarı veya statik proje tutarlarından daha çok oluyor. Bunu nasıl düşünemezler anlamak mümkün değil.

    • Söylediğiniz gibi fabrika,hangar ve ahır gibi binalarının projelerinin yapım maliyetinin 1.25-1.6 katı aralığında sondaj maliyetleri çıkıyor. Şimdi bu fiyatlandırma bilimi alakadar etmez. Bilim bir işin fiyatına göre değişmez. Ama yasa koyucuların bu durumu en azından irdelemesi gerekirdi. Yani bu yasa 10 günde hazırlanmadı, bütün kritik ve özel durumlar irdelenmeliydi diye düşünüyorum. Yönetmeliğin tanıtım sunumlarında hocalarımız; “Yasa çok değişti diyorlar lakin değişmedi. Ülkemizde yapılan binaların %99’u yine aynı şekilde yapılacak. Sadece özel durumların bulunduğu (Yüksek Yapılar,İzolatör vb…) yapılar için yönetmelik geliştirildi” dediler. Ama bakıyoruz problem yaşayan hep o ortalamanın altında proje yapan İnşaat ve Jeoloji mühendisleri. Yasanın kapsamındaki yapıların büyük bölümünde bu konuştuğumuz durum var. Ayrıca bazı konuların yerel yönetimler ve kurumların kanaatine açık bırakılması bu kurumların kendini güvende bırakma isteği de bu işi kamçılıyor. Yönetmelik hazırlamak zor bir iş, bunun farkındayım. Yeni çıkan yasada çok fazla eleştirilen konu olsa bile yasa bizim yasamız. Bize düşen görev bu durumları İMO JMO vb… odalara bildirerek yönetmelikte küçük tadilatlar ile işin yapılabilir boyutlara çekilmesini sağlamaktır.

CEVAP YAZIN

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.