Mühendisim, Mühendissin, Mühendis …

0
519
-Article Top-
- Advertisement -

Günümüzde bir yaşam biçimi olan jeoloji, tarihsel dönemlerden günümüze kadar görülen savaşların genellikle tümünün sebebi olmuştur. Çünkü savaşların çoğunluğu yeraltı kaynaklarının paylaşımına yönelik olarak yapılmış ve yapılmaktadır. Günümüz dünyasında Ortadoğu da yaşanan olaylarda petrol ve diğer kaynakların paylaşımına yönelik olarak gelişmektedir.

Ülkeler boyutunda hal böyle iken daha şahsi boyutlarda, haritada fay hatlarının belediye meclislerinde taşınması, zemin sıvılaşma riski raporu verilen bölgelerin birkaç kuruş uğruna insan hayatının hiçe sayılarak “risk yoktur” denilerek imara açılması, zemin etütlerinde yatırımcının istediği değerler çıkmadığı için raporların bir şekilde istenilen şekle çevrilmesi gibi olaylar yaşanmaktadır.   Dolayısıyla siyasi olayların tam merkezinde olan jeoloji, ülkeler bazından şahsi kişilere kadar tüm yaşantıya yön veren bir bilim dalıdır.

Bu yüzden “Jeoloji” bilimi hiçe sayılmakta, “Jeoloji Mühendisi” kimliği dışlanmaktadır. Bu yazıda, siyasi açıdan değil de bilim açısından, zihinlerde paslanan “Jeoloji” terimini elimden geldiğince cilalamak ve “Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıptır”, sözüne binaen jeolojiyi dilimin döndüğü kadar anlatmak niyetindeyim.

Bastığımız ve sahip olduğunu düşündüğümüz topraktan, içtiğimiz suya, kullandığımız araç ve gereçlerden, beslenme için aldığımız besinlere, ulaşım için kullandığımız araçlardan, araçlarımızda kullanılan yakıtlara, barındığımız binalardan, ısındığımız fosil yakıtlara, kullandığımız ilaçlardan, okuduğumuz kitaplara kadar yaşantımızın her alanında jeoloji vardır.

Tanım olarak Jeoloji; “yerkabuğu bileşenlerinin özelliklerini, dağılımını ve gelişimini, dinamizmini inceleyerek elde ettiği verileriyle yerin tarihçesini yorumlayan; sedimanter, magmatik ve metamorfik kayaçların zaman ve mekan ortaklığında sentezini yapan temel doğa bilimidir. Diğer bilimler gibi görünen ve görünmeyen yönleriyle dünyayı insanlar için anlaşılabilir kılmayı hedefler.”

Mühendislik ise; “bilginin pratik amaçlara uyarlanması; bilimsel ilkelerin en verimli biçimde yapılara, makinalara, sistemlere ve süreçlere dönüştürülmesi sanatıdır.”

Şimdi bu bilgileri sentezleyerek Jeoloji Mühendisini tanımlar isek; “Jeoloji biliminin veri, teknik ve ilkelerini her türlü mühendislik kullanıma sunmak üzere eğitim almış, proje alanının 4 boyutlu (x-y-z-t) jeolojik modelini hazırlayan, eğitimi ve pratik bilgi ve deneyimi ile yerkabuğunu oluşturan malzemeyi tanımlamak, sorunları önceden belirlemek ve sorunlara karşı mühendislik çözümlerini geliştirmek konusunda yetki ve sorumluluk sahibi kişidir”.

Okyanusun ve dünyanın en derin noktası olan 11033 m lik derinliğe sahip Mariana çukurundan, dünyanın en yüksek noktası olan ve 8848 m yüksekliğe sahip Everest tepesi ile toplam olarak 19,881 metrelik bir kalınlığa sahip yerkabuğu parçasını gözlemleme olanağına sahibiz. Yaklaşık olarak 20 km olan bu yerkabuğu parçası üzerinde gözlem, deney, araştırma ve haritalama işlemi yapan, modelleyen, uygulayan ve yaklaşık 6371 km lik yerküre hakkında jeofizik yöntemler kullanarak fikir üretebilen “Jeoloji Mühendisliği” nin ilintili olduğu diğer mühendislik disiplinlerine bakacak olursak,

Bu diyagramdan da anlaşılacağı üzere yerkabuğu ve onu çevreleyen alanlardaki mühendislik disiplinleri ile bazen çok, bazen kısıtlı alanlarda olan kesişmeler her meslek disiplininin etki ve yetki alanlarını taşmamak koşulu ile ortak çalışmayı zorunlu kılmaktadır. Bu zorunluluk rekabeti değil paylaşmayı ön plana çıkarmakla iş barışını, çalışma şevkini ve bilgiyi arttırır. Çünkü doğada paylaşıldıkça çoğalan tek şey bilgidir.

Bu nedenle her mühendis kendi etki ve yetkisinde çalışma alanı sınırlarını çok iyi bilmeli ve bu sınırı aşma teşebbüsünde dahi bulunmamalıdır. Çünkü isimlerin önünde bulunan mühendislik unvanı, rekabet aracı ve siyasi kimlik değil, vatana, millete ve insanlığa hizmet etmekte bizlere verilmiş rolün ismidir.

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Önceki İçerikAkıllı Şehirler!
Sonraki İçerikBilimi Yedi Siyaset
Jeo. Müh. İbrahim Hakan DEMİRKAN
1993 de Gaziantep'te doğdu. Babasının öğretmenlik görevi nedeniyle ilk, orta ve lise öğrenimlerini farklı okullarda yaptı. 2010 yılında Arif Nihat Asya Lisesi'nden mezun olduktan sonra aynı yıl Niğde (Ömer Halisdemir) Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği bölümüne başladı. Lisans eğitimi boyunca Uygulamalı Jeoloji üzerine çalıştı. 2015 yılında mezun olduğu üniversitenin Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Mineraloji Petrografi Anabilim dalında yüksek lisansına başladı. Gaziantep Bölgesi Kil Mineralojisi ve Petrografisi üzerine tez çalışmasını sürdürmekte iken, 2017 Yılında Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümünü kazandı. Şuan da Gaziantep'te Jeoloji Mühendisleri Odası Tescilli firmasında serbest mühendislik ve müşavirlik yapmakta ve aynı zamanda iki şubesi bulunan okul öncesi eğitim veren eğitim kurumunun kurucu müdürlüğünü yapmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.