Okumak ayrı, okuduğunu anlamak ve onu paylaşmak ise ayrı bir sanat…

İnsan iki türlü okuyor. Ya okuduğunu anlayarak, ya da anladığını (bildiğini sandığı) okuyarak. Eğer okuduğunuzu anlar ve onu projenizin içerisinde doğru kullanabilirseniz “alim” olursunuz. Eğer, anladığınızı (bildiğinizi sandığınız) okur ve bildiğinizi sandığınız konuda diretirseniz “zalim” olursunuz. Nasıl mı?

İnşaat Sözleşmesi nedir?

Yapılacak işi tanımlayan ve bu işin yapılması sırasında yüklenici veya tedarikçi ile işveren arasındaki ilişkileri, iki tarafın sorumluluk ve yükümlülüklerini düzenleyen, tarafların özgür iradeleri ile çekincesiz kabul ettiği, yürürlükteki yasalara uygun olan ve her iki tarafı bağlayan anlaşma metnine İnşaat Sözleşmesi denir.

Her sözleşme bir eser, bir iş için yazılır ve her eser de kendisine özgü özellikler içerdiği için birbirinden farklıdır. Bu sebeple bir çok sözleşme türü mevcuttur, ancak; ülkemizde yapılan her sözleşmede tarafların menfaatleri paraya dayandığından, bu sözleşmelerin temeli Borçlar Hukuku Kanunu’nun 470 ve 486 maddeleri arasındaki “Eser Sözleşmesi” ve Medeni Kanun’un ‘Eşya Hukuku’ diye de bilinen 4. Kitabında 680 ve 1030 maddeleri arasındaki esaslara uygun olarak hazırlanmaktadır. Bu esaslar dahilinde, taraflar birbirinin yasal hakkını hiçbir maddede sözleşmeye ekleyerek elinden alamaz.

Sözleşmenin hazırlanması ve uygulamasının takibi muhakkak suretle deneyimli elemanlar tarafından gerçekleştirilmelidir. Zira, yanlış uygulamalar sonucu sözleşme kendi aleyhlerine dönebilir.

İşte bu sebeple, sözleşmeyi okurken okuduğunu anlamak en önemli noktadır. Eğer okuduğunuzu anlar ve bunu işinizin yapımı sırasında uygulamaya koyarsanız, hakkaniyetli davranırsanız, kazanan taraf siz olursunuz. Yok, bildiğinizi okuyup, anladığınızı okumaya çalışırsanız, muhakkak suretle hata yaparsınız. Unutmayın, sözleşmede yazılı olmayan hiçbir şey hakkınız değildir ve yasalar bunun için vardır.

Ne zaman “alim” olursunuz?

Eğer sözleşmeyi doğru okuyarak, okuduğunuzu anlayarak, karşı tarafın haklarını hakkaniyet kurallarına uygun olarak teslim ederseniz, işinizi kısa zamanda ve bütçesi dahilinde, istenilen niteliklere uygun olarak bitirirsiniz. İşte o zaman “alim” olursunuz.

Neden “zalim” olursunuz?

Eğer sözleşmeyi okurken sözleşmenin kurallarını hiçe sayarak, karşı tarafın haklarını hakkaniyet kurallarına uygun olarak teslim etmek yerine dolambaçlı yollara girerek lehinize çevirmeye çalışırsanız, gereksiz yere zaman harcayarak, boşa masraf ederek, sözleşmeye uygun olmayan bir çok veri üretmeye ihtiyaç duyarsınız. Ne kadar çok gereksiz veri üretirseniz, o denizde siz boğulursunuz, karşı taraf değil. Gereksiz zaman ve para kaybı ile, projenizi istenilen zamanda değil daha geç, bütçesinden daha pahalı, dur-kalklardan dolayı ortaya çıkan kalitesiz imalatlarla dolu, istenilen niteliklere uygun olmayan şekilde belki tamamlarsınız, belki de yarım bırakmak zorunda kalırsınız…

Zorbalıkla elde edeceğiniz haklar gün gelir su yüzüne çıkar. İşte o zaman “zalim” olursunuz. Unutmayalım, almak tatlı görünebilir ama aldıktan sonra geri vermek gerçekten acıdır.

Püf nokta…

Yaptırmayı düşündüğünüz bir iş için, mevcut sözleşmeleri kopyalayıp, ileride sizin dahi anlayamayacağınız, okurken ve yorumlarken, okuduğunuzu anlayabileceğiniz bir sözleşmeyi kendiniz yazın. Sözleşmeye göre yüklenici ya da tedarikçi seçmek yerine, işe uygun olarak seçtiğiniz yükleniciye veya tedarikçiye uygun sözleşmeyi birlikte yazın. Birlikte hazırlanan sözleşme, okuduğunuzu anlamanıza yardımcı olacaktır.

Yazar: Selim Rıdvan GÜNGÖR, P.E.

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

CEVAP YAZIN

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.