Ey Şehr-I İstanbul!

0
244
- Advertisement -

Sabahın saat 6’sında alarmı bangır bangır çalan telefonu yarı açık tek gözüyle zar zor bulup erteleme butonuna basar. (bu hareket nakavt olmak üzereyken çalan gong sesine benzer, ama bir sonraki raunt var az sonra !)

5 dakika bilemedin 10 dakika sonra o muhteşem ses yeniden başlar. Havlu atılır. Önce bir ayak düşer yataktan, sonra zar zor doğrulup kendine gelmeye çalışır boksörümüz.

Uyandığında tavşan kanı demlenmiş çayı, kızarmış ekmeği, omleti ve mükellef bir kahvaltı masasını görür ( tabii ki oturur halde son uykuya tutunma çabası esnasında görülen bir rüyadır bu!)

Kalkar, banyoya gidip yüzünü yıkar, üzerini değişip maceraya atılmak için kapıyı aralar ve girdaba kapılmış küçük bir sandal gibi çekiverir kolundan İstanbul.

Sızlana sızlana yürür otobüs durağına yarı uyanık bir şekilde ve kargaların kahvaltı yapmadığı bu saatte gireceği otobüs kuyruğunun nasıl bu kadar uzun olabildiğini düşünürken sıranın en önündekilere kıskanç gözlerle baktıktan sonra “Olsun! En azından ben biraz daha fazla uydum” diye kendini avutup bekler gelecek otobüsü.

Beklenen gelir. Kapılar açıldığında basamak değil de insan yığını çıkınca karşısına nedense hiç şaşırmadan Messi gibi kıvrak hamlelerle atıverir kendini içeriye. “Arkalara doğru ilerleyelim!”, “Yer yok kardeşim nereye gidelim? bağırışları arasında. Atı alan Üsküdar’ı geçer, geçemeyen birazdan yine dolu gelecek otobüsün boş olacağını umarak beklemeye devam eder.

Oturan yolcu kapasitesinde problem yoktur da, ayakta yolcu kapasitesi ikiye mi üçe mi katlanır bilinmez. Sımsıkı bir yumruk olur İstanbul’lu ama sadece toplu taşıma araçlarında! Arka kapılardan binen arkadaşlar eğer indirimli kart taşıyorsa, cesaret ister elden ele göndermek; çünkü her ne kadar İstanbul olsa da burası yemen türküsü çokça söylenir “Burası Muş’tur, Yolu yokuştur, Giden Gelmiyor, Acep ne İŞ’tir?”  ( Engelli vatandaşın kartının geri gelmediğini gördüm yahu Yuh artık!)

Değerli çok kıymetli yolcu arkadaşlarından bazısının ter kokusunu, bazısının ağız kokusunu çekmektir otobüs lakin yine de lüks’tür İstanbul’da. Çünkü beterin beteri vardır o’da birazdan bineceği, insanların daha bir sımsıkı olduğu Metrobüs’tür.

Otobüsten inip de metrobüsün daha üst geçidin başında bulunan kuyruğuna girince; sabah evin oradaki duraktaki kuyruğun kıymetini, uzun bekleyiş, mücadele ve sabır ile metrobüs durağına girip de gelen metrobüsün açılan kapısını görünce de sabahki silme dolu otobüsün kıymetini anlar insan. Otobüs elementary ise metrobüs Upper-Intermediate’dir. Bir, iki, üç derken artık hangisine kısmetse atıverir kendini kalabalığın içine zaten onlar sürükleyiverir onu içeriye.

Metrobüs’te giderken E-5 otoyolunda bekleyen araçları görünce aldığı nefes yarım da olsa en azından hedefe hareket edebildiği için sevinir İstanbul’da insan.

Nihayet gelinir inilecek durağa ve inilir. Artık başka bir vesaite gerek yoksa,  gerekli yürüyüşün ardından iş yerinin yakınındaki pastaneden poğaça alırken; sabah rüyasında gördüğü kahvaltıyı hatırlayıp üzülse mi, yoksa şanslı olup yaklaşık 1,5-2 saatte işe varabildiği için sevinse mi bilemeden karmaşık duygular içerisinde götürür ayakları onu her günkü rutinine.

Gün içerisinde ondan iş bekleyen, performans bekleyen, verim bekleyen şefler, amirler, müdürler, patronlar bilmez yolculukta sarf ettiği gayreti ki zaten umurlarında da olmaz!

Yarım sıkılmış limonu eşinden yardım isteyip son damlasına kadar tüketir ya hani hanımlar. İşte yolcuk ev hanımı edasıyla sıkarken, iş yeri son damlasına kadar tüketir çalışanı güçlü kuvvetli elleriyle.

Canla başla çalışır İstanbul’lu kalan enerjisiyle, ve çalışırken her gün bizzat başrolünü oynadığı “eve dönüş” dizisinin çekimlerini düşünmemeye çalışır gardı düşmesin diye!

Her gün işe gitmeyi ve eve dönmeyi başarabilen ve bu şehirde yaşayabilen tüm insanlara en içten tebriklerimle…

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.