ABD’nin Yaptırım Tehdidinin Ardından Türkiye İçin Olası Riskler Neler?

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Türkiye arasındaki rahip Brunson krizi gergin şekilde devam ediyor. ABD Başkan Yardımcısı Pence son olarak “Brunson serbest kalana kadar Türkiye'ye yaptırım uygulamaya hazırız” mesajı verdi. Ankara da Washington'un bu tutumundan rahatsız olduğunu duyurdu.

0
183
- Advertisement -

Peki ABD Türkiye’ye ne gibi yaptırımlar uygulayabilir? Türkiye nasıl etkilenir? Ankara Washington’a karşılık verebilir mi?

Türkiye daha önce ABD ambargosu karşısında ne yapmıştı?

ABD Türkiye’ye yaptırım çerçevesinde çeşitli şekil ve sürelerde ambargolar uygulayabilir. Daha önce bunun siyasi ve askeri örnekleri oldu. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtından sonra ABD Türkiye’ye askeri malzeme ve teçhizat satışını yasaklamıştı. Bu silah ambargosu Şubat 1975 yılında başlayıp üç yıl sürmüştü.

Türkiye bu ambargo karşısında Temmuz 1975′te ABD’ye nota vermiş ve ABD Savunma İşbirliği Anlaşması’nı yürürlükten kaldırdığını duyurmuştu. Ayrıca Türkiye sınırları içerisindeki tüm Amerikan üs ve tesisleri Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kontrol ve gözetimi altına alınmıştı. Mart 1976′da üslerle ilgili yeni bir Savunma İşbirliği Anlaşması imzalanmış ve bu anlaşmanın yürürlüğe girmesi ambargonun kaldırılması şartına bağlanmıştı.

Bugün de benzeri şekilde F-35 savaş uçakları üzerinden bir tartışma devam ediyor ve ABD dilediği takdirde Türkiye’ye daha geniş çaplı bir silah ve mühimmat ambargosuna da gidebilir.

Ancak iki NATO üyesi arasında askeri alanda var olandan daha derin bir kriz oluşması beklenmiyor. ABD’nin yaptırımlarının daha ziyade ekonomik ve siyasi boyutlu olacağı tahmin ediliyor.

Türkiye’ye karşı olası yaptırımlar neler?

Özyeğin Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Aktus Portföy Baş Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç’a göre en olası senaryo Washington’ın Amerikalı yatırımcılara, iş adamlarına ve şirketlere Türkiye ile iş yapma konusunda olumsuz telkinlerde bulunulabilecek olması.

Altınsaç Türk işadamlarına yönelik vizelerde de sorunların çıkmaya başlayabileceğini düşünüyor ancak bunların ötesinde krizin daha derinleşmesini beklemiyor.

Halk Bankası konusunda verilecek ceza miktarı büyük dahi olsa iki tarafın müzakere ile son kertede çok daha düşük bir rakam üzerinde uzlaşılacağına inanan Altınsaç’a göre esas mesele İran konusunda Türkiye’nin tavrının ne olacağı:

“Ekim Kasım gibi İran konusu devreye girecek. Uygulanacak yaptırıma Türkiye ne kadar uyuyor ona da bakılacak. Bence Türkiye’nin tüm o yaptırımlara uymasıo söz konusu olamayacak.

Uluslararası fonlama ve krediler konusu da yazılıp çizildiği kadar basit değil. Bizim esas fonlamamız Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Uluslararası Finans Koperasyonu (IFC) gibi kurumlarsa bunların hiçbirinin olası yaptırım çağrılarına uymak gibi bir zorunlulukları yok ki böyle çağrılar olacağını da sanmıyorum. Fonu kısarlarsa Türkiye’nin birçok yere ödemesi var bu sefer o öteki taraflar ödemeleri alamayacak. Durum iki taraflı değil, toplu halde sıkıntı yaşanır.”

Ekonomi Uzmanı Gazeteci Yazar Mustafa Sönmez de ABD’nin turist vizeleriyle başlayıp yaptırımın dozunu ekonomik ve siyasi olacak şekilde giderek yükseltebileceğini belirtiyor ancak Sönmez ABD’nin sadece kendi değil diğer ülkelerden ve etkili olduğu uluslararası kurumlardan da Türkiye üzerinde baskı kurmalarını isteyebileceğine daha çok ihtimal veriyor.

Halk Bankası meselesinin ise ‘bir yargı işi olmadığını’ ve son derece ağır bir ceza çıkarttırılabileceğini düşünen Sönmez, ülke genelinde bir ambargodan ziyade özel kişilere yönelik yurtdışındaki mal varlıklarını ilgilendiren tedbirlerin de uygulanmasının mümkün olduğunu ancak bu senaryoyu son derece düşük bir ihtimal olarak gördüğünü belirtiyor.

Türkiye nasıl etkilenir?

Altınsaç Türkiye’nin uluslararası fonlara ihtiyaç duyduğunu ve ilişkilerin var olan haliyle bile bir buçuk yıldır fon bulmayı zorlaştırdığına işaret ediyor. İlişkilerin gerilmeye devam etmesi halinde piyasaların tedirgin olacağını ancak sert piyasa tepkilerinin daha ziyade anlık açıklamalara verilen tepkiler olduğunu ve bu kısa süreli dalgalanmaların neticede durulduğunu kaydediyor.

ABD’nin somut bir yaptırım uygulamasa dahi sözel olarak bile bir ülkeyi bu şekilde karşısına almasının sıcak parayı, yatırımcıyı ve çok sayıda firmayı etkileyeceğini ileri süren Sönmez’e göre ise ülke riskinin hızla artması kaçınılmaz.

“İran karşılaştırması doğru değil”

İran’a uygulanan ambargoların işe yaramadığı tezinin Türkiye için doğru karşılaştırma olmadığına değinen Sönmez, İran’ın bir enerji ülkesi olduğunu bu nedenle bile bir direnme ve dayanma gücü bulunduğunu, pek çok alanda içe kapalı şekilde kendine yeterli olmayı becerdiğini ve tüm bunlara rağmen ekonomisinin çok yıprandığını anlatıyor ve hatırlatıyor: “Türkiye dünya ile entegre olmuş, dışarıya karşı ciddi mali yükümlülükleri olan bir ülke. Dolayısıyla İran’a göre yaptırımlardan çok daha fazla etkilenir.”

Türkiye karşılık verebilir mi ve alternatifler neler?

Türkiye son günlerde Rusya ve Çin gibi ülkelerle yakınlaşıyor. Gerek askeri mühimmat gerek ekonomik ticaret alanlarında ilişkiler artarken son olarak 29 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘alternatifsiz bir dünyada değiliz’ açıklaması geldi.

Ancak bu ilişkilerin ABD ile olan ilişki seviyesine gelebilmesi zor görünüyor. Herşeyden önce Türkiye’nin Suriye’de Rusya ile karşı karşıya bulunduğu durumda bir değişiklik yaşanmadı. Çin ile ilişkiler ise uzun süredir ekonomik olmaktan öteye geçmiyor. Türkiye’nin Şangay İşbirliği Örgütü’ne olan ilgisi karşılıksız kalmış görünürken BRICS üyeliğine alınması da şimdilik yakın bir ihtimal değil.

“IMF’ye gitme ihtiyacı doğabilir”

Ekonomi uzmanı Altınsaç karşılık verme noktasında Türkiye’nin iktisadi açıdan elinin çok güçlü olmadığını belirtiyor. Sönmez de Türkiye’nin şu an ki mukavemet gücünün yüksek olmadığını ifade ederek var olan ekonomik kırılganlığa dikkat çekiyor ve şunları söylüyor:

“Türkiye’nin ekonomik cephanesi zayıf. Ciddi bir borç yükü var, bunun çevrilmesi sorunu var, IMF’ye gitme zorunluluğu doğabilir ve ABD’nin IMF’ye dahi etki etme gücü bulunduğunu hatırlamamız lazım çünkü bu kurumdaki en yüksek kota payı onlara ait. Kanımca ekonomi konusunda özel sektöre etki etmeden önce uluslararası kuruluşlar üzerinden devletler arasında yapılabilecek şeyler denenecektir.”

ABD en çok ambargo uygulayan ülke

ABD dünya üzerinde en çok ambargo ve yaptırım uygulayan ülkelerden biri. Ancak ABD tarafından uygulanan yaptırımlar farklı ölçeklerde oluyor.

İran ve Küba örneklerinde olduğu bazı yaptırımlar tüm bir ülkeyi kapsayan geniş ölçekli ambargolar oluyor bazı yaptırımlar ise bir ülkedeki sadece belli kişileri kurumları veya firmaları kapsıyor.

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.