Türkiye Paris Anlaşması’na taraf olmayan 13 ülkeden biri oldu. 2019 yılında Meclis’ten taraf olma kararı çıkması sonucunda Şili’de yapılacak görüşmelere gözlemci ülke sıfatıyla katılmak zorunda kalacak.

0
2416

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, Polonya’nın Katoviçe kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 24. Taraflar Konferansı’na ilişkin, “Beklentimiz Türkiye’nin özellikle Yeşil İklim Fonu altındaki finans desteğine erişimini sağlayacak kararın Polonya’da alınmasıdır.” dedi.

2016 yılı Nisan ayında Paris İklim Değişikliği New York’ta imzalanarak, sera gazı emisyonunu 2030’a kadar 56 milyar ton düşürmeyi ve bu sayede küresel sıcaklık artışının yüzyılın sonuna kadar 2 derecenin altında tutmayı hedefliyorken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Paris İklim Anlaşması’ndan çekilme kararı almasının ardından 21 Haziran 2017 tarihinde Türkiye anlaşmayı onaylayıp meclisten geçirmek için Yeşil İklim Fonu’ndan pay alma şartını öne sürdü.

Yeşil İklim Fonu’ndan Pay Alma Süreci

Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında 2 Aralık’ta başlayan 24. Taraflar Konferansı’nda müzakerelerini sürdürüyorken, Türkiye için müzakerelerin ana gündem maddesini, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında gerekli finansal desteklere erişim oluşturuyordu.

Türkiye, gelişmekte olan ülke olarak, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin gelişmiş ülkelerin yer aldığı Ek-1 listesinden silinmesi için Mayıs ayında Sekretaryaya resmi başvuruda bulundu. Yoğun müzakereler sonucunda konuyu konferans gündemine aldıran Türkiye için gözler, bu kararın verilmesi için beklenen Polonya’daki konferansa çevrilmişti.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, Polonya’da devam eden BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 24. Taraflar Konferansı’na katılacaktır.

Bu kapsamda Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, 11-12 Aralık’ta Polonya’nın Katoviçe kentindeki BMİDÇS 24. Taraflar Konferansına katılarak, Türkiye’nin finansal destek konusundaki taleplerini dile getirecekti.

Bakan Murat Kurum, “Beklentimiz Türkiye’nin özellikle Yeşil İklim Fonu altındaki finans desteğine erişimini sağlayacak kararın Polonya’da alınmasıdır. Türkiye’nin bu talebi iklim değişikliğiyle mücadele çabalarının artırılması içindir. Çünkü ülkemizin azaltım potansiyeli çok yüksektir ve daha fazla azaltım için uluslararası desteğe ihtiyaç duymaktadır. Sera gazı emisyonlarını 2030 yılında yüzde 21’e kadar artıştan azaltmayı hedefliyoruz. Bu sayede, 2030 yılında 246 milyon ton, 2012-2030 arasında ise toplam 1 milyar 920 milyon ton sera gazı emisyonunu önlenmiş olacağız.” ifadelerinde bulundu.

Polonya’nın Katoviçe Kentinde Düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 24. Taraflar Konferansı Tamamlandı

Polonya’nın Katoviçe kentinde 2 Aralık 2018 günü başlayan 24’üncü Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi (COP24) bir günlük gecikme yaşanmış olsa da 15 Aralık 2018 günü tamamlandı.

Zirvede Paris İklim Anlaşması’ndaki küresel sıcaklık artışlarını sınırlama hedeflerine yönelik yol haritasının ana hatlarını içeren ‘’ Kurallar Kitabı’’ belgesi üzerinde anlaşmaya varıldı.

Paris İklim Anlaşması’nın 6’ıncı maddesinde yer alan uluslararası karbon piyasaları oluşturulması hedefine yönelik düzenleme gibi bazı önemli konularda da uzlaşma sağlanamadı. Bu konulardaki anlaşma ileriki yıllara ertelendi. Ülkelerin Paris İklim Anlaşması kapsamında sundukları Ulusal Katkı Niyet Planlarını Birleşmiş Milletler tarafından 2019 yılı Eylül ayında düzenlenecek iklim toplantılarında sunmaları da kabul oldu.

Türkiye Hedefine Yine Ulaşamadı

Türkiye ise gelişmiş ülkelerin yer aldığı EK-1 listesinden çıkıp Yeşil İklim Fonu’nda yararlanabilecek ülkelerin yer aldığı gelişmekte olan ülkeler listesine alınma hedefi ile katıldığı zirvede bu yıl da aynı konuda istediği sonucu alamadı.

Türkiye Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, 12 Aralık 2018 günü katıldığı COP24 zirvesinde yaptığı konuşmada Türkiye’nin iklim değişikliğindeki tarihsel sorumluluğunun diğer gelişmekte olan ülkeler gibi oldukça düşük olduğunu ve ulusal koşulları ve kabiliyetleri doğrultusunda iklim değişikliği ile mücadele için ortak çabalara katılmayı taahhüt ettiğini kaydetmişti.

Bakan Murat Kurum sözlerine şu şekilde devam etti;

“Öncelikle iklim değişikliğiyle mücadele konusunda uluslararası finans kaynaklarına ülkemizin erişiminin sağlanmasını talep etmekteyiz. Burada en büyük beklentimiz, Türkiye’nin iklim sistemi altında hakkaniyetli bir konuma sahip olması ve özellikle Yeşil İklim Fonu altındaki finans desteğine erişimimizi sağlayacak kararın Polonya’da alınmasıdır.
Biz, 24’üncü Taraflar Konferansı’nın pürüzsüz bir şekilde açılması ve yürümesi için elimizden gelen esnekliği ve uzlaşmayı gösterdik. Sizlerden de aynı uzlaşmacı tavrı göstermenizi bekliyoruz. 24. Taraflar Konferansı dahilinde taleplerimizi karşılayacak bir kararın alınması, Paris Anlaşmasına taraf olma sürecimize ivme kazandıracaktır. Türkiye’nin talebi, hiç tereddütsüz, yapıcı sonuçları olacak, adil ve haklı bir taleptir. Bu toplantı sonucunda Paris Kural Kitabı kapsamında yapılacak çalışmaların, ülkelerin ortak, fakat farklılaştırılmış sorumlulukları doğrultusunda ve hakkaniyet temelli olarak gerçekleştirilmesini bekliyoruz.”

Türkiye Paris Anlaşması’na taraf olmayan 13 ülkeden biri oldu. 2019 yılında Meclis’ten taraf olma kararı çıkması sonucunda Şili’de yapılacak görüşmelere gözlemci ülke sıfatıyla katılmak zorunda kalacak.

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Binpınar ise şu ifadeler de bulundu;

‘’ Türkiye (Paris) defterini hiçbir zaman kapatmadı. 2020 yılına aday olduğumuzu Çevre Bakanımız Murat Kurum burada açıkladı. 26. Taraflar Toplantısı’nı Antalya’da yapmak istiyoruz, gönüllüyüz. İşin içinde olmak istiyoruz hatta taraflar toplantısına 150 milyon avro para harcamak istiyoruz ama bir haksızlık var. Ekonomik durumu bizim gibi olan ülkeler bu uluslararası finans mekanizmalarından faydalanıyor. Türkiye’ye kapıları kapatmayın. Yeşil İklim Fonu’ndaki adaptasyon fonlarına talip değiliz. Bizim derdimiz krediler. Uluslararası kredileri zaten kullanıyoruz, en çok kullanan ülkelerden biriyiz, onları kapatmayın diyoruz. Biz inşallah önümüzdeki sene müzakerelerde ‘gözlemci’ ülke statüsünde olmayacağız. Öyle düşünüyorum, inanıyorum buna. Kolay değil ama içeride de burası kadar müzakere edilmesi gerekiyor. Üst düzeye bu işin taşınması gerekiyor. Bu problemin gözlemci olmadan çözülebileceğine inanıyorum.’’

Abone Listemize Kaydolun
inşaPORT Mail Aboneliği

Posta listemize abone olun ve e-posta gelen kutunuzda ilginç şeyler ve güncellemeler alın.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

error: Content is protected !!

Abone Listemize Kaydolun
inşaPORT Mail Aboneliği

Posta listemize abone olun ve e-posta gelen kutunuzda ilginç şeyler ve güncellemeler alın.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.