Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri Nedir?

Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri, devlet mahkemelerindeki yargılamaya alternatif teşkil eden uyuşmazlık çözüm yöntemleridir. Uyuşmazlıkların dava yolu ile çözümlenmesi yerine, tarafların kendi iradeleri ile uzlaşarak uyuşmazlığa son vermeleri, toplumsal barışın korunması açısından da tercih sebebi sayılmaktadır.

0
308

Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri, devlet mahkemelerindeki yargılamaya alternatif teşkil eden uyuşmazlık çözüm yöntemleridir. Uyuşmazlıkların dava yolu ile çözümlenmesi yerine, tarafların kendi iradeleri ile uzlaşarak uyuşmazlığa son vermeleri, toplumsal barışın korunması açısından da tercih sebebi sayılmaktadır.

Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri yani ADR uyuşmazlıkların çözümünde tercih edilmektedir.

Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri nelerdir?

Günümüzde bilim ve teknikte yaşanan hızlı gelişmeler, insanlar arasındaki iletişim ve etkileşimi hızla arttırmakta. Buna paralel olarak ekonomik ve sosyal ilişkiler de gelişim göstermekte ve çeşitlilik arz etmektedir. Söz konusu hızlı değişim, birçok yeni sorunu da beraberinde getirmekte ve bu durumun bir sonucu olarak da hukuki uyuşmazlıkların çözümünde yeni arayışlara gidilmektedir.

Uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulması, esas olarak devlete ait bir vazifedir. Bir hukuki ilişkinin tarafları arasında bir anlaşmazlık çıktığında başvurulacak birinci ve asıl yol devlet mahkemelerine başvurmaktır. Buna “yargısal veya geleneksel usul” denilmektedir. Lâkin özel hukukta her uyuşmazlığın çözümünün devletten beklenmesi mahkemelerin aşırı iş yükü ile karşı karşıya kalmalarına, yargılamanın uzun sürmesine neden olabilir. Bu durum adil yargılanma hakkının bir unsuru olan makul sürede yargılama ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. İşte bu nedenlerle, devlet yargısına alternatif oluşturan tahkim yargısının dışında, uyuşmazlıkların çözümünde kısaca “ADR” (alternative dispute resolution) olarak anılan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri tercih edilmektedir.

Kavram olarak Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri

Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine ilişkin bir tanım yapmak gerekirse, “bağımsız, tarafsız ve objektif bir üçüncü kişinin, aralarında uyuşmazlık bulunan tarafları bir araya getirerek, ortaklaşa bir çözüm bulmaları konusunda iletişim kurmalarını sağladığı ve aralarındaki uyuşmazlığa ya kendi kendilerine çözmeleri için onlara yardımcı olduğu ya da somut olayın özelliklerine göre onlara üzerinde fikir birliğine varabilecekleri çözüm önerileri sunduğu, tamamen gönüllülük esasına göre işlerlik kazanan ve devlet mahkemelerinde gerçekleşen yargılamaya göre seçimlik bir yol olarak uygulama alanı bulan uyuşmazlık çözüm yolları bütünüdür” denilebilir. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, devlet mahkemelerindeki yargılamaya alternatif teşkil eden uyuşmazlık çözüm yöntemleridir. Ancak alternatif uyuşmazlık çözümündeki “alternatif” kelimesi yargı yolu yerine geçecek bir usulü ifade etmez. Özellikle müzakere ve arabuluculuk gibi ADR yöntemleri dava yoluyla birlikte uygulanan, dava yolunun yanında seçimlik olarak bulunan yöntemlerdir. Başka bir deyişle “alternatif” ibaresini kural olarak mahkemelerde uygulanacak olan “yargılama kurallarının” alternatifleri olarak düşünmek mümkündür.

Uyuşmazlıkların dava yolu ile çözümlenmesi yerine, tarafların kendi iradeleri ile uzlaşarak uyuşmazlığa son vermeleri, toplumsal barışın korunması açısından da tercih sebebi sayılmaktadır. Alternatif uyuşmazlık çözümü, aslında yargı sistemi ile rekabet içinde olmadığı gibi, amaç yargıyı ortadan kaldırmak da değildir. Devlete ait olan yargı yetkisinin mutlak egemenliğine zarar vermeden uyuşmazlıkların daha basit ve kolay bir şekilde çözümü amaçlanmaktadır.

Türk Hukukunda Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemlerinin Yeri 

Türk hukukunda, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak değerlendirilebilecek çeşitli düzenlemeler mevcuttur. Bu anlamda, Medeni Usul Kanunu’nda (HUMK m.213/1) düzenlenen tahkikat hâkiminin sulha teşviki, Avukatlık Kanununda (Av.K.m.35/A) düzenlenen avukatın uzlaştırma yetkisi, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da (TKHK m.22) düzenlenen tüketici sorunları hakem heyeti, Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nda (TSGLK m.22,23 ve 34/1) düzenlenen arabuluculuk ve Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’da (4787 sayılı kanun m.7) aile mahkemelerinin uzlaştırma yetkisi, örnek olabilecek düzenlemelerdir.

Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri Avantaj ve Dezavantajları 

Aralarında uyuşmazlık bulunan taraflar, yargısal yollara veya alternatif çözüm yöntemlerine başvurmak konusunda tam bir serbestliğe sahiptirler. Uyuşmazlığın çözümü için alternatif bir çözüm yönteminin kararlaştırılmış olması, devletin mutlak yargılama yetkisini ortadan kaldırmadığı gibi; alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi ile ilgili bir kayıt, diğer tarafa herhangi bir itiraz hakkı vermez. Bununla beraber, tarafların, Devlet mahkemelerinde görülen “yargılama” yerine alternatif bir uyuşmazlık çözüm yolu tercih etmeleri, kendilerine birtakım avantajlar getirebilir. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin, mahkemede cereyan eden “yargılama”ya göre olumlu yönlerini incelemek gerekirse:

– Taraflar uyuşmazlık çözüm sürecine doğrudan doğruya katılırlar ve özellikle sonucun elde edilmesinde egemendirler.
– Uyuşmazlık çözüm sürecinde gizlilik ilkesi geçerli olduğu için, taraflar arasındaki ilişkiler zarar görmeden gelecekte de devam edebilir.
– Uyuşmazlıklar daha az giderle ve daha seri bir şekilde çözüme kavuşturulur.
– Tarafların haklılığından ziyade aralarındaki menfaatler dengesinin tekrar kurulması gözetilir; bir başka ifadesiyle, geçmişi değil geleceği gözeten bir anlayış hakimdir. 
– Her iki tarafın da tatmin edilmesini amaçlayan (kazan-kazan) bir anlayış egemendir.
– Daha esnek ve daha ılımlı bir süreç olması dolayısıyla daha yaratıcı çözümler ortaya konulabilir.
– Uyuşmazlık konusu, uzman kişilerce incelenebilir ve değerlendirilebilir.

Tüm olumlu yönlerinin dışında, elbette alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri bakımından birtakım olumsuz durumlar söz konusu olabilir. Örneğin, tarafların herhangi birinde uzlaşmaya varmak konusunda genel bir isteksizlik olması durumunda, süreç bir işlerlik kazanamayacaktır. Yine, taraflar arasında mali veya hukuki bir eşitsizliğin olması durumu, sürecin olumlu bir şekilde işlemesini ve iki tarafın da memnun olacağı bir çözüme ulaşılmasını engelleyecektir. Ayrıca, çözüm sürecine katkı sağlayacak olan üçüncü kişilerin bağımsızlığındaki, tarafsızlığındaki yetersizlik, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin kendisinden beklenen olumlu etkiyi yaratmasını engelleyebilir.

En yaygın Aternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri

a-) Arabuluculuk 

Arabuluculuk, uyuşmazlık içine düşmüş olan tarafları, konuşmak ve müzakerelerde bulunmak amacıyla bir araya getiren, birbirlerini anlamalarını ve bu suretle “kendi çözümlerini kendilerinin üretmelerini sağlamak” için aralarındaki iletişimi kolaylaştıran, uzman eğitimi almış, tümüyle bağımsız, tarafsız ve objektif bir konumda bulunan üçüncü kişinin katkısı ya da katılımıyla yürütülen, gönüllü yani ihtiyarî olarak işlerlik kazanan bir uyuşmazlık çözme yöntemidir.

Arabulucu, uyuşmazlığı bir karar vermek suretiyle çözmeyi değil; ikna ve telkin yöntemiyle, tarafların yeniden müzakerelere başlamalarına ve bir anlaşma sağlamalarına imkân veren bir ortamı oluşturmayı hedefler. Arabulucu, haklıyı veya haksızı bulmaya yahut belirlemeye yönelik olarak değil; tarafların her ikisinin de menfaatlerinin en uygun şekilde dengelenmesini öngören bir anlaşma zeminin bulunmasına çaba sarf ederek, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasını gerçekleştirmeye çalışır. Arabulucu, tarafların üzerinde anlaşabilecekleri noktaları, ortak paydaları tespit eder ve bu zemin üzerinde mutabakata varmalarına yönelik olarak faaliyet gösterir. Arabulucu, taraflara çözüm önerisi geliştirip bunu onlara dayatamaz ve geliştirilen çözüm önerisi üzerinde anlaşmaya varmaları için onları zorlayamaz. Arabuluculuk görüşmelerinde, tarafların birbirleri ile iletişim kurmaları ve bu iletişimin pekiştirilmesi suretiyle, birbirlerine ait menfaatleri ve ortak yönleri daha iyi anlamaları, hukukî durumlarındaki güçlü ve zayıf noktalar ile çözüme ulaşılmaması halinde doğabilecek sonuçları görmeleri ve somut duruma göre işlerlik kazanabilecek değişik çözüm seçeneklerini genel bir çerçevede üretip, değerlendirmeleri sağlanır. Arabuluculuk sürecinin işleyişinde ve sonucun elde edilmesinde tümüyle taraflar egemendir.

b-) Müzakere 

Müzakere etmek, “karşı taraf ile iletişim kurup veya anlaşıp bir konunun çözüme ve sonuca ulaştırılmasıdır.” Hemen herkes ihtilafların sonuca ulaşması için müzakere etmektedir. Özellikle avukatlar bu yola sıkça başvurmaktadırlar. Müzakere, en çok kullanılan ihtilaf çözümleme işlemi olup uzlaştırma gibi öteki önemli işlemlerin de temelini oluşturur.

Müzakere, menfaatleri arasında bazı çatışmalar olan tarafların, tahkim ya da dava yoluna başvurmadan önce, aralarındaki uyuşmazlıkları giderebilecekleri ve kesin bir sonuca varabilecekleri her hangi bir ortak karar verme sürecine girmelerine ve doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak birbirleriyle iletişim kurmalarını amaçlar.

Müzakere alternatif çözüm yolları içinde en az şekli olan usuldür. Müzakerelerde avukat ve temsilci yani tarafsız üçüncü bir kişinin katılımı gerekmez. Fakat uyuşmazlığın tarafları çoğunlukla tecrübeli birer müzakereci olmadıkları ve aralarındaki olaylardan etkilenip sinirli olabileceği için müzakereler genellikle bir avukat ya da tecrübeli bir kişi tarafından yönetilir.

Müzakere süreci başarısız olursa, müzakere sırasında yapılan beyan ve ikrarlar mahkemede geçerli olmaz. Müzakere sonucunda bir anlaşmaya varılırsa, bu anlaşma yazılı hale getirilir ve taraflar arasında bir sözleşme yapılmış olur. Müzakereye katılan tarafların hile yaparak karşı tarafa yanlış bilgi vermesi halinde, karşı tarafın uğradığı zararın tazmini amacıyla haksız fiil hükümlerine başvurması ve tazminat davası açması mümkündür.

c-) Uzlaştırma

Uzlaşma kavramı sözlük anlamı itibariyle, ortaya çıkan uyuşmazlıların barış içinde çözümlenmesinin karşılığı olarak kullanılmaktadır. Uzlaştırma ise uzlaşma faaliyetini ifade eder ve bu kavram, Latince “conciliare” kökeninden gelip, “düşünceleri birleştirme, bir araya getirme” anlamlarına gelmektedir. Uzlaştırma, uyuşmazlıkları çözümlemek için taraflar üzerinde güç kullanmadan, taraflar arasında ortaya çıkan ayrılıkları dostane bir çözüme kavuşturmak için, üçüncü bir kişi tarafından onları kendi çözüm önerilerini geliştirmeye teşvik eden bir girişimdir. Bu anlamda uzlaştırmada esas olan, tarafların uyuşmazlıklarını kendi kendilerine çözümlemeleridir. Uzlaştırmada uzlaştırıcı, tarafların kendi görüşmelerinin sonuçsuz kalmasından sonra taraflar arasında gerekli iletişimi sağlamak suretiyle, uyuşmazlığın çözümü için ilk adımı atacak olan tarafsız üçüncü kişidir.

Uzlaştırıcı, uyuşmazlıkla ilgili hususları taraflarla görüşür, mümkün olan uzlaşma anlaşmasına göre taraflara öneriler götürür, gerekirse uyuşmazlık ile ilgili görüşmelere katılır ve tarafların uzlaştığı veya uzlaşamadığı noktaları ortaya çıkarmak için, her iki tarafın mevcut görüşleriyle ilgili olarak önerilerini alır.

d-) Arabuluculuk – Tahkim (Med-Arb)

Arabuluculuk-Tahkim yöntemi, arabuluculuk yönteminin başarısız olması olasılığına karşılık, tahkimle tamamlanan karma bir yöntemdir. Arabuluculuk ve tahkim olmak üzere iki ayrı usulü bünyesinde barındıran bu yöntemin amacı, arabuluculuğun başarısız olması halinde, devlet mahkemelerine başvurmaya gerek olmaksızın bağlayıcı bir çözüm aşamasına gelme arzusudur. Arabuluculuk-tahkim yöntemi bağlayıcı olmayan tahkimin bir araya gelmesinden oluşan bir karma yapı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Düzenleyen;

İnş. Müh. Ahmet ŞEN

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

CEVAP YAZIN

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.