İMO Antalya Şubesinin 17 Ağustos Marmara Depreminin yıldönümü

nedeniyle  yaptığı Basın Açıklamasından önemli başlıklar;

17 Ağustos Depremini Unutmadık

“17 Ağustos 1999 yılında 7.4 büyüklüğündeki GÖLCÜK Merkezli yaşanan depreminin üzerinden 21 yıl geçti. Resmi sonuçlara göre 18.873 insanımız yaşamını yitirdi, 23.781 insanımız yaralandı. İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi 17 Ağustos 1999 Depreminin bir “MİLAT” olması gerektiğini ilan etmiştir. “

“17 Ağustos 1999 Depreminin üzerinden buyana 21 yıl geçti. Ülkemizde yine birçok deprem yaşandı. Önemli ölçüde can ve mal kayıpları ortaya çıktı. İstanbul başta olmak üzere ülkemizin farklı yerlerinde yeni ve yıkıcı depremlerin olacağını biliyoruz.

Depremin Ortaya Çıkardığı Sonuçlar Sadece Can Kaybı olmadığına vurgu yapan İMO Antalya Şubesi, 

“Bugüne kadar yaşamış olduğumuz depremler, ülkemizin bir deprem gerçeği ile karşı karşıya olduğunu ortaya koymaktadır. Açıkçası deprem tehlikesi altında bulunan kentlerimizde yapılarda  büyük oranda deprem güvenlikleri yoktur. Özellikle 1999 yılından önce üretilmiş olan yapılar halen varlıklarını sürdürüyorlar. Bu yapıların yıkılıp yeniden yapılmaları veya önemlice bir kısmının güçlendirilmiş olmaları gerekirdi.”

“Ulusal Deprem Konseyi Raporu`nda ve Deprem Şurası`nda, meslek odalarınca düzenlenen bilimsel etkinliklerde, ulusal seferberlikle ülkenin yapı stokunun 15-20 yılda iyileştirilebileceği, yapıların güvenli hale getirilebileceği üzerinde önemle durulmuştu. Bu açıdan bakıldığında, geride bıraktığımız 21 yılı, kayıp olarak görmek mümkündür. Önemli mevzuat değişiklikleri yaptık. Yapı denetimi sistemini getirdik, geliştirdik. Deprem yönetmeliğimizi iki kez değiştirdik. En azından yeni yapılar için 18 yılda önemli çabalar gösterdik, ciddi mesafeler kat ettik. Ancak son iki yılda yolun sonuna geldik. Kent suçunun diğer yüzü İmar Affı ile maalesef son 21 yılı da kaybettik. Getirilmiş olan imar affı ile; 3194 sayılı İmar Kanunu, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun işlevsiz bir hale gelmiştir.”

Neler Yapılmalı?

“Bir doğa olayı olan depremin ülkemizde afete dönüştüğü yaşanarak görüldü ve öğrenildi. Artık ülkemiz de bilinmeyen bir fay hattı yoktur. Bu faylar biriktirdikleri enerjilerini bir gün mutlaka açığa çıkaracaklar. Sorun açığa çıkan enerjinin yaratacağı depreme karşı dayanıklı yapı üretilmesinin koşullarını yaratmaktır. Durmadan fayları ve depremi konuşmak insanları depremin yıkıcı etkisinden korumaz. Geniş bir seferberliğe, geniş bir işbirliğine ihtiyaç vardır. Bilimsel ölçekte kent planlarının yapılması, mesleki yetkinliğe dayalı yapı denetim sisteminin kurulması, nitelikli bir mühendislik eğitimi koşullarının sağlanması, mühendislik hizmetlerindeki kalitenin yükseltilmesi, İnşaat Mühendisliği Bölüm ve Programlarıyla ilgili kontenjanların azaltılması, 3458 Sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkındaki Yasanın değiştirilmesi ve meslek alanımızla ilgili olarak bir “MESLEK YASASININ” çıkarılması zorunludur. Yapı güvenliğinin sağlanması için yapılması gereken uygulamalar ve yeni bir “AFET” bilincinin oluşturulması konusu ilgili kurum ve kuruluşların işbirliği ile geliştirilebilir.”

“Afet anı ve sonrasına odaklanmaktan daha çok afet öncesine odaklanmak gerekiyor. Bir doğa olayı olan depremin doğal afete dönüşmesini önlemenin yolu, planlama-kentleşme, tasarım, uygulama ve yapı denetim sisteminin sağlıklı bir şekilde işlemesinden geçmektedir.”

Bu Veriler ve Değerlendirmeler Işığında;

  • Antalya-Isparta-Burdur illerimiz depreme hazır mı?
  • Mevcut yapı stokumuzun deprem riski nedir?
  • Deprem Master Planı yapmayı düşünüyor musunuz?
  • Afet Yönetimi ile ilgili herhangi bir çalışma var mı? Kent sakinleri bunu ne kadar biliyorlar?
  • Afet sonrası Toplanma ve Çadır Yerleri olarak belirlenen yerlerden vatandaşlarımızın bilgisi var mı?
  • Afet sonrası Toplanma Alanları ihtiyacı karşılayacak gerekli fiziksel koşullara sahip mi?
  • Çadır Yerleri barınma, su, yemek, tuvalet, ilaç ihtiyacını karşılayacak şekilde hazır mı?
  • Antalya`da deprem riskinin azaltılması gerekçesine dayalı olarak yürütüldüğü belirtilen Kentsel Dönüşüm ve Yenileme Uygulamaları, gerçekten bu amaca mı hizmet etmektedir?

“İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak, 17 Ağustos 1999 depreminin 21. yıldönümünde bir kez daha deprem tehlikesine dikkat çekiyor ve yetkilileri bu soruları cevaplandırmaya çağırıyoruz. Bu sorulara verilecek cevapların önemini bir kez daha vurguluyoruz.”

şeklindedir. 

Yazı 17.Ağustos 2020 tarihinde İMO Antalya web sitesinde basın açıklaması olarak yayınlanmıştır.Basın açıklamasının tamamına ulaşmak için TIKLAYINIZ

İnşaat mühendisi Gülcan Ay gulcanbrg@gmail.com

Abone Listemize Kaydolun
inşaPORT Mail Aboneliği

Posta listemize abone olun ve e-posta gelen kutunuzda ilginç şeyler ve güncellemeler alın.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.