Tekrar Su Taşkınları olmaması için şimdiden çözüm bulmalıyız!

Emekli Uzman Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, 11 Ağustos günü Orta ve Batı Karadeniz'de yaşanan sel felaketinin ardından gerçekleşen Su Taşkınları ile ilgili değerlendirmelerini paylaştı. Dr. Demirtaş, taşkın türü afetlerin bir daha yaşanmaması için şimdiden tedbir almamız gerektiğini vurguladı.

0
308

Emekli Uzman Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, 11 Ağustos günü Orta ve Batı Karadeniz’de yaşanan sel felaketinin ardından gerçekleşen Su Taşkınları ile ilgili değerlendirmelerini paylaştı. Dr. Demirtaş, taşkın türü afetlerin bir daha yaşanmaması için şimdiden tedbir almamız gerektiğini vurguladı.

Dr. Ramazan Demirtaş, gerçekleşen Su Taşkınları ile ilgili değerlendirmelerini paylaştı

Emekli Uzman Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, 11 Ağustos günü Orta ve Batı Karadeniz‘de yaşanan sel felaketinin ardından gerçekleşen Su Taşkınları ile ilgili değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaştı. Dr. Demirtaş, bu tür taşkın afetlerinin bir daha yaşanmaması için şimdiden tedbir almamız gerektiğini vurguladı.

Sözcü Gazetesi‘nden İsmail Akduman‘a konuşan Demirtaş, 11 Ağustos günü Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde meydana gelen selin nasıl doğal afete dönüştüğünü anlattı. Şiddetli sağanak yağmurun etkisi ile su taşkını meydana gelmiştir. Bu taşkın da sele dönüşmüş ve maalesef birçok insanımız hayatını kaybetmiştir. Bunun yanında, afet sonrasında birçok bina ve dükkan da kullanılamaz hale geldi.

Ezine Çayı’nın kenarına kurulmuş olan Bozkurt ilçesinde yaşanan felaket hakkında detaylara değinen Dr. Ramazan Demirtaş, ilçenin bir saat içerisinde yok olduğunu hatırlattı. Açıklamasında Demirtaş, bu tür jeolojik olayların, konumuna ve yapısına bağlı olarak, kendisini ara ara tekrar ettiğini ileri sürdü.

Uzman isim tek tek anlattı! Bozkurt gibi birçok yer var

“Dere Yataklarını İmara Açmamalıyız”

Görselde de görülen güncel yatak genişliğine dikkat çeken Demirtaş, Vadinin tabanının 15 m’ye daraltıldığına vurgu yaptı. Demirtaş sözlerine şöyle devam etti, “Bozkurt vadi tabanı yaklaşık 400 metredir. Yani geçmişte bu akarsu oralardan akmış. Zamanla akarsu kuraklık, küresel iklim değişikliği gibi etkenler ile yatağını değiştirmeye başlamş ve aynı zamanda da daralmış. Suyun azaldığını düşünen yerel yönetimler, yani belediyeler, artık çok fazla su olmaz diye düşünerek, bu dere yataklarını kalıcı olarak daraltıyor. Neticede 400 metre olan vadi tabanı 15-20 metreye düşüyor. Ardından da dere kenarındaki bu düz alanlar imara açılıyor.”

“Dere genişliği düşünce akarsuyun akış hızı da artıyor.” diyen Demirtaş, ardından da haliyle büyük bir kütle geldiğinin altını çizdi. Şiddetli yağan yağmur suyunun dar bir alana girmesi ile deredeki su seviyesinin yükselmeye başladığını söyleyen Demirtaş, takibinde de su taşkınları gibi felaketlerin oluştuğunu ifade etti. Demirtaş hoca, dere yataklarının hiç bir şekilde imara açılamaması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

“Su Taşkınları açısından tek suçlu İklim Değişikliği değil”

Sadece iklim değişikliği diyerek sorunun çözülmeyeceğini belirten Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü, “Bu olaylarda bütün suçu küresel iklim değişikliğine atmak doğru değil. Durumu biz riskli hale getirmişiz. İmara açılan dere yataklarına binalar yapmak suretiyle set oluşturuyoruz. Ama su bir şekilde akmak zorunda. Haliyle o zaman da su, önüne gelenleri yıkıp gidiyor.” Son dönemde inşa edilen köprülerin de mühendislik açısından sıkıntılı olduğunu vurgulayan Demirtaş, formları gereği köprülerin, sel riskini arttırdıklarını belirtti.

“50-100-500 Yıllık Taşkın Planları Yapmalıyız”

Sel felaketi sonrası aynı konuma tekrar yapıların inşa edilmesinin yanlış olacağına değinen Demirtaş, “Orada yaşayanlar böyle bir olayı daha önce görmediklerini söylüyor. Oysa ki bu sel geçmiş dönemlerde de yaşanmıştır. Dere yatağında inceleme yapıldığında o bölgede geçmişte ne zaman sel olduğu anlaşılır. Geçmişte olan bu sel, gelecekte de olacaktır. Şayet kent yeniden aynı yere kurulursa, muhtemelen belki birkaç yüz yıl içinde yine benzeri bir sel meydana gelecektir. Bunun için 50-100-500 yıllık taşkın planları yapmak zorundayız. 500 yıl sonra bir yağış gelip afete dönüştürebilir. Şayet akarsuyun yatağı boş olursa, bu yoğun yağış afete dönüşmez.” diye konuştu.

“Afet planları, afet öncesinden hazır olmalı”

Afet planlarının afet olmadan önce yapılmasının önemine değinen Ramazan Demirtaş, “Meteoroloji üzerine düşeni yapmış. Bu uyarıdan sonra bir söz konusu afet planının devreye girmesi gerekiyor;

  • Vatandaş ne yapacak?
  • İlgili kurumlar ne yapacak?

3 gün önceden insanları riskli bölgeden tahliye etmemiz gerekiyor. En azından insanları ve araçları yükseklere çıkarmak suretiyle mal ve can kaybını önleyebilirdik. Meteorolojinin uyarması yeterli olmuyor. Bu uyarılar tetikleyici etki göstermeli ve öncede hazırlanmış olan afet planı devreye girmeli. Ama biz maalesef afet olduktan sonra plan yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Diğer yerler Bozkurt gibi olmadan önlemler almalıyız!”

Halihazırda Kastamonu’nun Bozkurt ilçesi gibi birçok konumun olduğunu vurgulayan Dr. Ramazan Demirtaş, bunlara şimdiden önlem alınması gerektiğini belirtti. Demirtaş bundan sonrası için sözlerini şöyle sonlandırdı, “Afet bölgesi ilan edilen yörelerde afet yasasına göre hasar tespit çalışması yapılacak. Hasarlı binalar yıkılacak ve yeni yer seçimi yapılacak. Bir ilçeyi başka bir yere taşımak zor ve uzun bir zaman alır. Ancak bulunduğu yere tekrar bina yaparsak bu olay yeniden yaşanacaktır. Bozkurt’ta taşkın sınırları belirlenmek suretiyle yeni yapılaşmaya gidilmelidir. Şu anda Bozkurt’un durumda olan bir çok şehir ve ilçeler var maalesef. Oraların da Bozkurt gibi olmaması için şimdiden çözüm bulmalıyız. Her afetten ders çıkarmalıyız. Şimdi Bozkurt’a çözüm bulmaya çalışıyoruz. Burası tamam. Ancak bu afeti yeniden başka şehirlerde yaşamamak için bir risk haritası teşkil etmeliyiz. Afete dönüşmeden önce de bu harita üzerinden gerekli önlemleri almalıyız.”

İnşaat Mühendisi Mithat GÜNEY, PMP YouTube Kanalı

Dünya genelindeki İnşaat Projeleri, Şantiye Görüntüleri, Gayrimenkul Sektörü ve Profesyonel Proje Yönetimi ile ilgili videoları İnşaat Mühendisi Mithat GÜNEY, PMP YouTube kanalında bulabilirsiniz.

https://www.youtube.com/playlist?list=PLYwBSPFBGu6ThoFaX3O2DT740JjR34DNd
Mithat GÜNEY, PMP YouTube Kanalı

Bu yazı, emlakmedya.com internet sayfasında da tarafımızdan yayınlanmıştır.

Kaynak; Uzmanı tek tek anlattı: Bozkurt’u yok eden Ezine Çayı nasıl afete yol açtı? (Sözcü)

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

Abone Listemize Kaydolun
inşaPORT Mail Aboneliği

Posta listemize abone olun ve e-posta gelen kutunuzda ilginç şeyler ve güncellemeler alın.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Önceki İçerik2021 ilk yarı Yapı İzin İstatistikleri ümit veriyor!
Sonraki İçerikİstanbul’daki Binaların üçte biri depreme dayanıksız!
Mithat GÜNEY, 1972 yılında Sinop ili, Türkeli ilçesinde dünyaya geldi. Almanya’da başladığı öğrenim hayatını Lise öğrenimi ile İstanbul’da sürdürdü ve Erzurum Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği lisans eğitimini 1994 yılında tamamladı. Profesyonel hayatına 1994 yılında meslektaşı ile birlikte İstanbul’da açtıkları Mühendislik Bürosu’nda başlayan Mithat GÜNEY, uzun yıllar birçok Betonarme ve Çelik Konstrüksiyon projenin Statik Hesap ve Projelendirilmesi, Teknik Uygulama Sorumluluğu (TUS), Şantiye Şefliği vs. konularında hizmet vetmiştir. 1999 Marmara Depremi sonrası Çelik Yapılara yoğunlaşmış ve Çelik Yapıların Tasarımı, Projelendirilmesi ve Uygulanması konularında çok sayıda yurtiçi ve yurtdışı prestij projeyi hayata geçirmenin haklı gururunu yaşamaktadır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan 2015 yılında almış olduğu “Riskli Yapılar Tespit Uzmanı” ünvanı ile şu ana kadar oluşturmuş olduğu mesleki bilgi birikimini; Riskli Yapıların Tespiti, Projelendirilmesi, Onarım ve yeniden Taahhüdü, Kontrolörlüğü ve Müşavirliği alanlarına yansıtmaktadır. Hayat boyu öğrenme felsefesi ile günümüz Profesyonel Proje Yönetimi metodolojisi üzerine yoğunlaşmış ve bunu PMI kuruluşundan 2018 yılında üstün derece ile almış olduğu PMP sertifikası ile belgelendirmiştir. Özellikle inşaat projelerinin daha etkin ve verimli planlanması, yönetilmesi ve teslim edilmesi adına, bu konuda eğitim ve seminerler vermektedir. Kendi blog sayfasında kişisel gelişim, liderlik, proje yönetimi vs. konularında makaleler paylaşmaktadır. Evli ve 2 çocuk babası olan Mithat GÜNEY, Türkçe’ye ilave olarak İngilizce, Almanca ve Arapça konuşmaktadır. Ayrıntılı bilgi için bkz. https://www.linkedin.com/in/mithat-g%C3%BCney-pmp%C2%AE-a33b4617/

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.