Düzenleyen: İnş. Müh. Ahmet ŞEN

Yapılan bir çalışmaya göre 58 yıl içerisinde depremlerden, 58.202 kişi hayatını kaybetmiş, 122.096 kişi de yaralanmıştır. Yaklaşık 411.465 bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. Bu süreçte depremlerden dolayı yılda ortalama 1.003 kişi hayatını kaybetmiş ve 7.094 bina yıkılmıştır. Mevcut yapı stokunun bu etkiden doğacak afete karşı güçlü olmadığı gerçeğiyle acı tecrübeler yaşayarak yüzleşme durumuna gelinmiştir. Ülkemizde bazı yapıların hiçbir deprem, heyelan ve bunun gibi zeminde oluşacak yanal veya dikey deplasmanlar olmaksızın sadece yer çekimine yenik düşerek yıkıldığı da bilinen bir gerçektir.

 Betonarme Yapılarda hasara sebep olduğu saptanan kusurlar; Uygun olmayan taşıyıcı sistem düzenlemeleri, Donatı detaylarının yetersiz veya zayıf olması, Yapım hataları, düşük beton kalitesi ve yeterli denetimin olmayışıdır. Depremlerden sonra hasarlı binaların incelenmesi sonucu kullanılan beton dayanım kalitesinin C5-C15 civarında olduğu saptanmıştır. Özellikle stratejik ve sosyal öneme sahip resmi binaların depremlere karşı yeterince dayanıklı olmadığı ve bunların güçlendirilmelerinin gerekliliği artık unutulmaması gereken bir gerçektir. Ülkemizin ekonomik şartları göz önüne alındığında bu güçlendirmeler ve iyileştirmeler büyük bir ekonomik yük oluşturmaktadır. Bu nedenle ülke genelinde bina güçlendirmelerine girişilmeden önce iyi bir planlama ve maliyet hesabı yapılması zorunludur. Mevcut yapıların uzman kişilerce gözlemleme ya da teknik inceleme ile durumu tespit edilmelidir. Bunun bir adım ötesi yapıdan alınacak örnekler üzerinde yapılacak testler, deneyler zemin etütleri ve analizlerdir. Gözlem, deney ve analizler sonucu depremde ayakta kalamayacağı kesinleşen yapılar için iki yol vardır. Birincisi yıkılıp yeniden inşa edilmesi ikincisi ise onarılması ya da temelden tavana güçlendirilmesidir.

Onarımdaki amaç yıpranmış ya da hasar görmüş bir yapıyı önceki durumuna  geri getirmektir, bu kullanım bakımından olabileceği gibi yapının yük taşıma  kapasitesini, rijitliğini, sünekliğini ve dayanıklılığını artırmak şeklinde olabilir. Güçlendirmedeki amaç ise, yapının dayanım ve benzeri özelliklerini günün koşullarına uygun hale getirip önceki düzeyinin üstüne çıkartmaktır. Bina güçlendirmeleri Betonarme, Çelik biraz daha pahalı bir yöntem olan Karbon lifi ile yapılmaktadır.

Mevcut taşıyıcı elemanların daha güçlü hale gelmesi için kendi yüzeylerinde olduğu gibi birkaç taşıyıcı elemanın birleşik hareket etmesi için aralarının kapatılması sağlanabilir.

Burada önemli konu mevcut yapının, güçlendirme için konacak ilave elemanları kabul edecek yeterli güçte olmasıdır. İki kolon iki kirişin arasına yapacağınız ilave bir perdenin bu elemanlara iyi bağlanması gerekir. Bu eski elemanlar yeni elemanın bağlantısını taşıyamayacak kadar zayıf ise güçlendirme yapısal anlamda zora girer ve bundan vazgeçmek gerekebilir.

Güçlendirmede Basitleştirilmiş güçlendirme ve Kapsamlı Güçlendirme olarak iki yol izlenir.

Basitleştirilmiş güçlendirme;

  • Taşıyıcı Duvarların artırılması
  • Bölme duvarlarının klasik yöntemlerle taşıyıcı hale dönüştürülmesi
  • Prekast betonarme panellerle taşıyıcı sistem oluşturulması
  • Bodrumda çevre perdesi yapılması
  • Kat azaltılması
  • Ağır balkonların ve parapetlerin kaldırılması
  • Binada mevcut düzensizliklerin kaldırılması
  • Bölme duvarların lif takviyeli kompozitlerle taşıyıcı hale dönüştürülmesi.

    Kapsamlı Güçlendirme;

  • Yapı taşıyıcı sisteminin dayanımını ve rijitliğini artırmak
  • Betonarme perde eklemek (kolonlarla birleşen perdeler, dıştan eklenen perdeler.)
  • Diyagonalli çelik çerçeveler eklemek Sistemin sünekliliğini artırmak
  • Kolonlarda kuşatma yapılması(Çelik levhalarla mantolama, Lif Takviyeli Kompozit kullanılması)
  • Kolon güçlendirilmesi (Kolonların betonarme veya çelik olarak mantolanması)
  • Yerel rijitlik azaltılması(Kısa kolonların etrafının açılması, duvar azaltılması gibi) Deprem etkilerini azaltmak (Talebin azaltılması, Talep <Kapasite)
  • Sismik izolasyon yapılması(Periyot ve sönüm artırılmaktadır)
  • Enerji sönümleyici sistemlerin konulması (Deprem etkileri sönümlenmekte ve yapının deplasmanı azaltılmaktadır)
  • Kat adedinin azaltılması yöntemleri ile yapılır.


Daha yeni yapıların yaklaşık 50 yıllık ekonomik ömürleri dolmuş ise yıkılıp yeniden yapılması ele alınabilecek güçlü bir alternatiftir. Günümüzde yapılan kentsel dönüşüm projeleri 25-35 yaş aralığında binalarda uygulanmaktadır. Bu binalarda öncelikle mevcut imar koşullarından fazla yapı yoğunluğu elde edileceği hedeflenmektedir. Genellikle yapı aynı büyüklükte kalacak ise yıkılıp yeniden yapma fikri geri plana itilmekte, binanın hâlihazır durumu korunmaktadır. Binaların amortismanını tamamlaması günümüzde 10 yıl önceye oranla daha uzun süreleri bulmaktadır. Artık iş yerlerinde bir yapının kendini amorti etmesi 15-20, konutlarda 25-30 yılı bulmaktadır. Akademik araştırmalar sonucunda elde edilen kabullere göre 50 yıllık ekonomik ömre sahip olduğu kabul edilen bir bina için yapılan değerlendirmelerde; 25 yıllık bir binanın güçlendirme maliyetinin yeniden yapım maliyetine oranı % 40 olarak tespit edilmiştir. Bu ekonomik değerlendirme; söz konusu bina için hazırlanan güçlendirme projesi kapsamında hesaplanan maliyetin binanın yeniden yapım maliyetine oranlanması sonucu ortaya çıkan, binanın diğer özelliklerinden bağımsız değeri üzerinden yapılmıştır. 40 yaşında ve 10 yaşındaki binalar için kritik maliyet oranı sırasıyla % 25 ve % 67 olarak hesaplanmıştır. Yani 40 yaşında bir bina için yeniden yapım maliyetinin % 25’inden fazla güçlendirme harcaması yapılmaması önerilirken, 10 yaşındaki bir bina için de yeniden yapım maliyetinin % 67’sine kadar güçlendirmeharcaması yapılabileceği belirtilmiştir. Yeni bir yapının 100 birim maliyet ile yapılabileceğini kabul edersek güçlendirme maliyetinin 40 birimin üzerine çıkmaması gerektiği belirlenmiştir. Bir başka çalışmada çıkan oranlara göre;

Binanın Yaşı  Maliyet Oranı
50 %0
40 %16
30 %32
25 %40
20 %48
10 %64
5 %72
1 %78

 

Sonuçta 10 yaşında bir binanın maliyet oranı % 45 ise ekonomik açıdan yıkılmaması gerektiği, 40 yaşında bir binanın ise maliyet oranının % 25 olarak hesaplanması durumunda dahi ekonomik açıdan yıkılabilir olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Yaklaşan Etkinlik







CEVAP YAZIN

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.