yazı üstü

Hazırlayan: İnş. Müh. Yüksel KAYA

İmar Barışı, 3194 sayılı İmar Kanunu’na “Geçici Madde 16″nin eklenmesi ile ülkemiz gündemine oturdu. Yasadaki bu değişiklik ile imara aykırı yapılan yapılar affedildi ve halen de affedilmeye devam ediliyor. Tabi bu yapılar sadece kağıt üzerinde inceleniyor. Peki, bu uygulama doğru mu? Neyi eksik yapıyoruz? Bu değişiklik amacına ulaşacak mı?

Kanun’da yapılan bu değişiklik ile daha çok kentsel dönüşüm alanlarında bulunan tapusuz ev sahiplerinin hakları korunmak istenmişti. Yani, müteahhitlerin bu bölgelerde yapacağı kentsel dönüşümlerde gecekondu olarak tabir edilen ev sahiplerine karşı hakkaniyetli olmaları amaçlanmıştır. Fakat bu yasal değişiklik amacının dışına çıktı ve birçok farklı bölgeden başvurular alındı. Aslında bu yoğunluk bekleniyordu ki bunun için yapıların sağlamlığına hiç bakılmadı. İşte bu noktada eksiğimiz var. Ama sadece bu değil.

6 Haziranda 30443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tebliğin 9 uncu maddesinde, “…Yapının depreme dayanıklılığı ve yapının fen ve sanat norm ve standartlarına aykırılığı hususu yapı malikinin sorumluluğundadır.” deniliyor. Bu doğru bir uygulama mı? Elbette değil. Ancak başvuru sürecini uzatacağı ve maliyetli olabileceği nedeniyle ev sahiplerinin başvuruda caymaması için böyle bir laf cambazlığı yapılmıştır.

Olması gereken ise, yapıların mevcut hali ile kendi ağırlığını, içerisindeki eşyaları ve insanları taşıdığı ve deprem kuvvetine dayanıklığı incelenmeli, yetersizliği olan yapılara takviyelerin yapılmasıdır. Elbette takviyelerin ekonomik olmaması halinde yapının yıkılıp yerine yenisinin yapılması da sağlanmalı.

“Güçlendirme, bir çıkış yolu olabilir.”

Bu konuda açıklama yapan Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Avukat Ali Yüksel, “İmar barışı kanunundaki eksiklikler için güçlendirme, bir çıkış yolu olabilir. Yapıların çökerek veya yıkılarak can ve mal kaybına yol açmaması için imar barışından yararlanan hak sahiplerine güçlendirme izni verilmeli” dedi. Ancak gayrimenkul sahiplerinin evlerini güçlendirmesinde herhangi bir engel yoktur. Ev sahipleri dilerse mühendislik firmaları ile anlaşıp evlerini güçlendirebilirler. Bu hususta da alanında uzman firmalarla çalışılması çok önemlidir. Yanlış uygulamalar binanın yıkılmasını hızlandırabilir.

İstanbul’un Kartal ilçesinde bulunan yapı için bu şekilde bir çalışma yapılmış olsaydı, binanın sağlam olup olmadığı incelenmiş olsaydı belki de 21 kişi ölmemiş olacaktı. Bu olaydan sonra atılan adımların da yanlış olduğu kanaatindeyim. Hep günah keçisi arıyoruz. Çözüme odaklanan yok. Günü kurtaralım, toplum vicdanı rahatlasın demek doğru değil.

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

CEVAP YAZIN

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.