Sektörde sürdürülebilir büyüme için GYODER önerilerini açıkladı!

İnşaat ve gayrimenkul sektörünü yakın takip eden GYODER, bu alanda yaptığı araştırmaları ve sonuçlarını üçer aylık dönemlerde yayımlamaktadır. 2018 yılının 4. çeyreğine ait Gösterge Raporu'nda sektörde büyümenin sürdürülebilir olması için 10 öneride bulunulmuştur.

0
103
-Article Top-
- Advertisement -

“Türkiye’nin Gayrimenkul Platformu” olarak sektörün tüm alt açılımlarını aynı çatı altında toplayan GYODER, inşaat ve gayrimenkul sektörünün gelişmesi ve kurumsallaşması için sürekli çalışmalar yürütmektedir. Bu amaçla sektörün ihtiyaç duyduğu veri sistemi için ileri düzeyde data havuzunu oluşturur, elde ettiği yeni veriler ile data havuzunu günceller ve sektörle paylaşır.

GYODER, geçtiğimiz günlerde 15 inci sayısı olan 4. Çeyrek Raporu’nu yayınladı. İnşaat ve gayrimenkul sektörünün sıkı takip ettiği bu yayında, inşaat ve gayrimenkul sektörünün öngörülebilir bir şekilde belli bir eğilimde büyümesinin önemine ve bu bağlamda hem yasal hem de kurumsal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğuna değinilmiştir. Bu kapsamda bazı önerilerde bulunulmuştur.

4. Çeyrek Raporunda sektör için yapılan öneriler nelerdir?

 – Emlak Bankası’nın sektöre özgü özel çözümler üretebilecek bir banka yapısına dönüştürülmesi yararlı olacaktır. Bu amaçla yurt dışında örneği olan ipotek sistemleri ile menkul kıymetleştirme yapabilecek ve düşük gelir sahiplerine uzun vadeli düşük faizli kredi sağlayabilecek bir temada olması fayda sağlayacaktır.

 – Gayrimenkul ve buna bağlı haklar ile ilgili tüm istatistiklerin tutulup analiz edileceği ve raporlama yapabilecek analiz-veri merkezi kurulması gerekliği bulunmaktadır. Taşınmaz varlık yatırımları ve piyasanın daha iyi analiz edilebilmesi için daha şeffaf ve detaylı veriye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yapıya kamu ile meslek örgütleri ve/veya akademik çevrelerinde katılımıyla oluşturulabilecek özerk bir yapılanma ile çözülebilir.

 – Gayrimenkule dayalı finansal ürünler için alt yapının tamamlanması ve ürün çeşitlendirilmesi için gerekli mevzuat düzenlemelerinin yapılması yerinde olacaktır. Ayrıca BIST bünyesinde gayrimenkule dayalı menkul kıymetler ve haklar pazarının açılması bu konuda ihtiyaç duyulan ikinci elin de gelişmesini sağlayacaktır.

 – Değer artışı ve emlak vergisi ile ilgili yalın ve günün şartlarına özgü düzenlemelerin yapılması (değer esaslı yönteme geçilmesi),

 – Halen çalışmaları devam eden imar yönetmeliklerinde nüfus yoğunluğu, alt yapı durumu, deprem ve diğer doğal afetler gibi durumlara ve şehirleşme planlarına göre düzenlemelerin yapılması,

 – Gayrimenkul Yatırım Fonları ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarının vergi muafiyetlerinin devam etmesi,

 – Altyapı Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarının kurulması ve bununla ilgili Belediyelere özendirici teşvikler verilmesi,

 – Orta ve düşük gelir grubu ile kentsel dönüşüm amacıyla yapılacak konut inşatlarında temel girdi (beton, demir, vb.) vergi indirimi,

 – Yabancıya yapılan konut satışlarının ihracat gibi nitelendirilmesi,

 – Orta ve orta alt gelir grubuna ait konut ihtiyacını karşılamak amacıyla bu konuya özel kooperatiflerin (veya sandıkların) kurulması olarak özetlenebilir.

Yılların verdiği deneyim ile son derece dinamik bir şekilde gelişen şartlara uyum sağlayan Türkiye ekonomisinin ve gayrimenkul sektörünün hem üretim hem de finansal anlamada eksikliklerinin giderilmesi durumunda çok daha başarılı ve katma değerli çalışmaların yapılacağı da raporda göze çarpan yerinde bir değerlendirme olmaktadır.

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.