Türkiye Müteahhitler Birliği’nin (TMB), 17 Ağustos Depremi’nin 19. yıldönümünde yayınladığı açıklamada, “Deprem riskinin çok yüksek olduğu ülkemiz açısından bütünsel bazda sürdürülebilirlik hedefiyle bilimsel olarak planlanarak uygulanacak kentsel dönüşüm hayati önem taşımaktadır. İmar mevzuatı yeniden ele alınmalı, dikey yapılaşma tercihleri tarihi ve çevresel doku gözetilerek değerlendirilmelidir” denildi.
Türkiye’de deprem riski ile mücadele konusunda son dönemde önemli adımlar atıldı. Son olarak ülkemizin deprem haritası, 22 yıl sonra geçtiğimiz aylarda yenilenmiş; Yeni Deprem Bina Yönetmeliği 2018 yılı Mart ayı içerisinde yürürlüğe girdi. Ancak hala acil olarak atılması gereken pek çok adım var. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlıkları yapılan Deprem Yasası Tasarısı’nın hızla hayata geçirilmesinin beklendiğini ifade eden Türkiye Müteahhitler Birliği’nin (TMB), 17 Ağustos Depremi’nin 19. yıldönümünde yayınladığı açıklamada, “Türkiye depremin yanı sıra, iklim değişikliğinin etkisiyle diğer doğal afetlerde de ciddi hasarlar almaktadır. Bu çerçevede bir stratejik afet planı hazırlanması büyük önem taşımaktadır. İmar mevzuatı yeniden ele alınmalı, dikey yapılaşma tercihleri tarihi ve çevresel doku gözetilerek değerlendirilmeli, imar değişikliği uygulamaları kamu vicdanını zedeleyen, kişilere özel değerlendirmelerden arındırılmalıdır” değerlendirmesini yaptı.
İmar barışında aykırı yapılarla ilgili özel çalışma yapılmalı
Kentsel dönüşümün “yaşanabilir şehirler” hedefiyle, sürdürülebilir biçimde bilimsel olarak uygulanması gerektiğine değinen TMB açıklamasında, “ Bina bazlı ve rant odaklı ele alınmamalı; kentsel altyapı, yeşil alan ihtiyacı ile başta mülkiyet hakkı olmak üzere sosyo-kültürel doku ve bölge sakinlerinin tüm hakları gözetilerek planlanmalı ve hayata geçirilmelidir. Gündemdeki imar barışı sürecinde fen kurallarına ve teknik standartlara aykırı yapılar için ayrı bir çalışma yürütülmeli ve öncelikle teknik şartlara uygun hale getirilmesi sağlanmalıdır” denildi.
Sektör denetimsiz işleyişten kurtarılmalı
Yap-Sat sektörünün mevcut denetimsiz işleyişinden kurtarılması gerektiğini ifade eden TMB açıklaması şöyle devam etti: “Sektörün tanımı yapılmalı, yetki ve sorumlulukları belirlenmelidir. Ayıplı iş yapan firmaların sektörden ayıklanmasına olanak sağlayan yasal zemin hazırlanmalıdır. İnşaat sektöründe topluma ve çevreye duyarlı, şeffaf, hesap verebilir ve sürdürülebilir bir yatırım ortamının oluşması en önemli hedef olmalıdır.”
Abone Listemize Kaydolun
inşaPORT Mail Aboneliği
Posta listemize abone olun ve e-posta gelen kutunuzda ilginç şeyler ve güncellemeler alın.
Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.
Bir şeyler yanlış gitti.







