Öğrenciler, aldığınız puana göre bölüm seçmeyin. Üniversite ismine takılmayın. Çevrende seni istemediğin mesleklere doğru iten olursa karşı çıkın.Kulaktan dolma bilgilerle değil de gerçek bir meslek erbabı ile görüş öyle karar verin.

DİKKAT! DİKKAT!
1- Ne istediğine karar ver. Öyle sanki süper bir puan almış gibi “PDR mi yazsam yoksa Lojistik mi, belki İç Mimarlıkları sıralasam… Acaba hangisi benim ruhuma uygun meslek” demeyiver. Hoş süper bir puan dahi almış olabilirsin. Lakin biraz istikrarlı ol yahu. PDR nerede, Mimarlık nerede? Çok farklı meslekler, hiç mi bir idealin yok.
2- “İyi de nereden bilebilirim? Benim de kaynaklarım, çevredekiler, dershanedeki danışman hocadan müteşekkil” dersen haklısın. Sen de o danışman hocayı tek otorite kabul etmeyiver. Mimarlık gibi tasarlanan üretilen, hayalin gerçeğe dönüştüğü, çoğu felsefi değişik alt anlamları olan mesleği çevrendekiler bilemezler tabii. Tamam, iyi danışmanlar vardır ama mimar olmak istiyorsan, mimarlık mesleğini ve eğitimini iyi bilenleri muhatap bellemelisin.
3– Casio marka çıstak çıstak özelliği olan bir org ya da mutfak blenderi ve yanında bir yolluk veya Abant’ta bir hafta sonu tatili alabilirsin diye saçma sapan seçenekler sunan TV programları gibi, ÖSS puanına karşılık gelen üniversite ve meslekleri sıralayan danışmanları anlamıyorum. Mimarlık bir hayat, ömürlük bir seçimdir yahu. Nasıl geldin, atladın Eczacılıktan mimarlığa? Şükür ki aldığın puanların da tipi var artık, ona göre sınavdaki soruları cevaplarken seçiyorsun.
Bitmedi…

5- Önce meslek seçin kardeşim. Meslek. Sonra üniversite seçin. “Şu üniversitede okuyorum” diye kasım kasım kasılmak yerine “mimarlık okuyorum” demek önemli. Köklü bir üniversitede size uygun olmayan bir bölümü sevmeden okuyup, tüm hayatınızı karartacağınıza, öyle burun kıvırılan bir üniversitede iyi mimarlık okuyun. Hocaları zorlayın. Erasmus yapın, okulun birincisi olun. Bir bakmışsınız yüksek lisansta hayal ettiğiniz yerdesiniz, doktorada uçmuşsunuz filan…
6- “Mimarlığın para kazanma olanakları nelerdir. Devlete girmek gibi bir idealim de var, acaba memur olabilir miyim?” gibi sorular geliyor. Kamuda çalışmak AMACIYLA mimarlık seçilmez. Önemli bir tasarım kuralınızı gelir baştaki bir yönetici değiştiriverir. Bu yüzden kamuyu hedeflemezler mimarlar. Başka bir meslek seçilebilir ama kamu mezun olur olmaz ilk hedef olmamalıdır. Mimarlık bir pişme sürecidir, okuldan sonra uzun yıllar pişmeniz gerekir.
Tavsiye verenler ikiye ayrılır. Onları asıl sen iyi tartmalısın.
a. İlk gruptakiler, hayatı para kazanma olarak görürler. Her işte nasıl para kazanıp ve hatta kolayca rahata ereceğini çok iyi bilirler. Zengin olmayı çok istedikleri halde olamamışlardır belki. Hatta biraz da çektikleri maddi sıkıntılar canlarına tak etmiştir. Maaş, izin, tatil, iş yerinde rahatlık, gibi konularda çok hassastırlar. Kendilerinden çok çok çok örnek verirler.
b. Diğerleriyse biraz başarılı olmuşlarsa, her şeyin çok zor, çok imkânsız olacağını iddia ederler. Yurtdışında yüksek lisans mı yapacaksın. “Ooo burs kazanmak çok zor, hem kazanınca iş bitmiyor, şöyle zorlanacaksın, icabında parasız kalacak garsonluk yapacaksın, şöyle vazgeçip geleceksin” derler. İş mi kuracaksın “Vergiden, rekabetten zorluklardan bahsederler” hep olumsuzdurlar yani.
Bir de şöyle zorlayıcı durumlar vardır.


+ Nasıl anladınız?
– Geçen sene perdeler, değiştirecektik. O seçti perdeleri.
+ Eeee…
– Pencerenin yanındaki koltuk kombin olmadığı için gitti ona da şahane bir kumaş seçti onunda döşemesini değiştirdik. Çok güzel oldu.
+ Peki?
– Çok yetenekli kesin iç mimar olması lazım.
+ Niye moda tasarımcısı olmayı seçmiyor peki?
– Ona da yetenekli ama bari iç mimar olsun dedik…
Tek bir kelime “bari” ne kadar çok şey anlatıyor… Hekim olamadı, hukuk okuyamadı bari mimar olsun. Bari olsun o zaman. Tövbe tövbe…
c. Bir de “holding” tarzında düşünenler var.
– Şimdi baba olarak ben müteahhidim. Bu da mimar olsun da işte şirket mirket…
+Asıl siz diplomayı boşverin gitsin, okumakla zaman kaybetmesin hemen binaları dikin yolunuza bakın.
– Hocam sen ne diyorsun bir diploması olmasın mı yani…
Şimdi olmasın desen, seni gider rektöre şikâyet ederler. Hâlbuki ben çocuğun şirketi büyütmek için 4 yıl (o da hiç sınıfta kalmazsa) kaybetmemesini gerektiğini oldukça samimi şekilde belirtmiştim.
d. Bazıları şunu der: “Mimarlıkta para var dediler, geldik.” “Aaa nerede var? Ben 25 yıldır bulamadım o yüzden üniversitedeyim, bildiğiniz bir yer varsa ben de kazanayım” diyorum. Şaşırıyorlar. Bakın para kazanmak ayrı bir motivasyon ve yetenektir diyoruz. Herkes “Aman aram bozulmasın, gün gelir iş yaparız” diye sesiniz çıkartmaz. Para derdimiz yoktur. Yanlışa yanlış diyebilmek en büyük özgürlüktür deriz, kimse sevmez bizi Neyse, biz bunlarla uğraşırken, başkaları para kazanıyor tabii, “Mimarlıkta para o kadar da önemli değil” denilince de garip karşılanıyor. Kafası karışık veliler ve lise öğrencileri ile anlaşamadığımız çok nokta vardır aslında.
8- Peki, size “mimar olayım mı” diyenlere nasıl cevap veriyorsunuz diye soracak olursan. Bakıyorum gerçekten istiyor mu? Kulaktan dolma bilgilerle mi bana geliyor? Mimarlığı çok mu küçümsüyor, yoksa ona yanlış bilgiler verilmiş ve çok mu korkuyor? Mimarlık olmazsa düşündüğü alternatifler yukarıda belirttiğim gibi alakasız işler mi? Ya da kendisini süper bir tasarımcı olarak mı görüyor? Öyleyse eğer, bunu nasıl kanıtlıyor?
Eğer mimarlığa uzak, araştırmamış, merak etmemiş ve “İstediğim mesleklerden biri olmazsa bari mimar, iç mimar olurum” ayaklarındaysa hemen vazgeçiriyorum. Evet, sakın seçme diyorum. Yok zehir damarlara ulamış ve hatta bütün vücudu sarmışsa, o zaman hele hele Türkiye’de mimarlık yapmanın zorlukları varken, ütopik de olsa mimarlığı allayarak pullayarak, överek anlatıyorum. Bunun için pek zorlanmıyorum keza ben de çok seviyorum. Koyveriyorum gidiyor.
Mimar ya da İç Mimar, Kent plancısı, Peyzaj Mimarı, bunun gibi meslekler sevilmeden yapılmazlar. Artistiz, sanatçıyız ya. Zordur. Kolay değildir.
Seviyorsanız, gidin tercih edin bence. Başınızı dik, dudağınızı hiçbir şeyi beğenmeyen “hıh” şeklinde tutun.
Mimarlık İsteyenler Dikkat! Seviyorsanız, gidin tercih edin bence. başlıklı yazı arkitera.com.tr internet sayfasında 20 Temmuz 2016 tarihinde Ahmet Turan Köksal tarafından yayınlanmıştır.
Düzenleyen; Mimar Aynur Duysak
Linkedİn; https://www.linkedin.com/in/aynur-duysak-4b0014151/
@duysakaynur
Abone Listemize Kaydolun
inşaPORT Mail Aboneliği
Posta listemize abone olun ve e-posta gelen kutunuzda ilginç şeyler ve güncellemeler alın.
Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.
Bir şeyler yanlış gitti.








