Ana Sayfa Makale 20. yüzyılın felaketi: Çernobil Nükleer Kazası

20. yüzyılın felaketi: Çernobil Nükleer Kazası

Çernobil Nükleer Santrali, Ukrayna’da Kiev kentinin 140 km kuzeyinde 1972’de kurulmuş bir nükleer santraldi. Peki, bu santralde neden kaza oldu? Ne tür önlemlerin alınmasına ışık tuttu?

2
1976

Çernobil Nükleer Santrali, Ukrayna’da Kiev kentinin 140 km kuzeyinde 1972’de kurulmuş bir nükleer santraldi. Peki, bu santralde neden kaza oldu? Ne tür önlemlerin alınmasına ışık tuttu?

Her biri 1000 megawat (MW) gücünde dört reaktörü bulunan santralin Nükleer Güç Reaktörünün dördüncü ünitesinde 26 Nisan 1986 tarihinde meydana gelen nükleer kaza sonrasında atmosfere büyük miktarda fizyon ürünleri salınmış, ortaya çıkan bu radyasyon Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombasından 200 kat daha etkiliydi. Çernobil Nükleer Santrali patlamanın ilk anda bir kilometre yüksekliğe ulaştığı ve 2 metre kalınlığa sahip betonu eritebilecek güçte olduğu belirlendi.

Nükleer Reaktör nedir?

Nükleer reaktör, fizyon enerjisinin kontrollü bir şekilde açığa çıkarıldığı bir sistemdir. Ağır çekirdeklerin bölünme ürünleri büyük miktarlarda enerji içerirler. Mevcut reaktörlerin çoğu elektrik üretimi için çalışan santrallerdir. Nükleer güç reaktörlerinde yüksek miktarlarda ısı enerjisi ortaya çıkar ve artık ısıyı çıkarmak için soğutucu sistemlere ihtiyaç duyulur; aksi halde ısı, çekirdeğin zarar görmesine neden olabilir.

Çernobil nükleer kazası nasıl oldu?

Reaktörün 4’üncü ünitesinin 25 Nisan 1986 tarihinde rutin bakım için durdurulması sırasında, elektrik kesintisi durumunda, kalp soğutmasının sürdürülüp sürdürülemeyeceğini görmek üzere deney yapılmasına karar verilmiştir. Bu deneyin amacı, şebeke elektriğinin kesilmesi durumunda yavaşlayarak duracak olan türbinin, acil durum dizel jeneratörleri devreye girinceye kadar acil durum ekipmanı ile kalp soğutma pompalarına yeterli gücü sağlayıp sağlayamayacağının belirlenmesidir.

Reaktörde böyle bir deneme daha önce de gerçekleştirilmiş, doyurucu bir sonuç alınamadığından deneyin tekrar edilmesine karar verilmiştir. Ancak, deneyi hazırlayanlar tarafından santralın nükleer olmayan kısmıyla ilgili olduğu düşünülen bu deney, deneyin yapılmasından sorumlu personel ile işletme ve güvenlikten sorumlu personel arasında tam bir bilgi alışverişi ve işbirliği sağlanmadan yürütülmüş, deney programında yeterli güvenlik önlemleri alınmamış ve işletme personeli deneyin nükleer güvenlik açısından etkisi ve potansiyel tehlikeleri konusunda uyarılmamıştır.

Çernobil Nükleer Santrali’nde gerçekleşen kaza, her biri 1.000 MW gücünde olan dört reaktörün hatalı tasarımının yanı sıra, reaktörlerden birinde deney yapmak için güvenlik sisteminin devre dışı bırakılması sonucu oldu.

25 Nisan 1986’da 4 numaralı reaktörde planlanan bir deneyde art arda yapılan insan hatalarından kaynaklandı. İlk patlama 26 Nisan 1986 saat 01:23’te dördüncü ünitede gerçekleşti; birkaç saniye sonra ise ikinci patlama oldu. Bu kazada, reaktör kalbinin tümü, binanın ise büyük bir bölümü hasar gördü. Reaktörün yaydığı tüm radyasyonun %25’i ilk anda çevreyi etkiledi. Santralden üç kilometre mesafedeki Pripyat kasabasından ve Çernobil’den gelen itfaiyeciler ve santral çalışanları ilk etapta çok yüksek dozlarda radyasyona maruz kaldılar. En yüksek radyasyon dozlarına, sayıları 1000’i bulan acil durum çalışanları ve Çernobil personeli maruz kaldı. Çalışanların bazıları için maruz kaldıkları dozlar öldürücü oldu. Zaman içinde Çernobil’de çalışan kurtarma personelinin sayısı 600.000’i buldu. Bunların bazıları, çalışmaları boyunca yüksek düzeyli radyasyona maruz kaldılar.

Hatalar Nelerdi?

Deneyin yapılacağı 25 Nisan 1986’da, önce reaktörün gücü yarıya düşürüldü, ardından da acil soğutma sistemi ile deney sırasında reaktörün kapanmasını önlemek için tehlike anında çalışmaya başlayan güvenlik sistemi devre dışı bırakıldı. 215 denetim çubuğundan sekizi dışında hepsi çıkartıldı. 700 MW olması gereken güç, 200 MW’a düşürüldü. Soğutma sistemi kullanılmadı. Daha fazla buhar sağlamak için sekiz pompa birlikte çalıştırıldı. Gücünün %7’siyle çalışmakta olan reaktörde buhar basıncı düştü ve buhar ayırma tamburlarındaki su düzeyi güvenlik sınırının altına indi. Normalde reaktörün güvenlik sistemine ulaşması gereken sinyaller de teknisyenler tarafından engellenmiş oldu.

Büyük patlama ise saat 01:23 meydana geldi. 26 Nisan 1986’da dört numaralı reaktör çekirdeğinde patlamalara neden olan katastrofik güç artışı yaşadı. Bu patlamalar, atmosfere çok miktarda radyoaktif yakıtın ve ham maddenin yayılmasına ve kolayca tutuşabilen grafit moderatörünün tutuşmasına neden oldu. Reaktördeki zirkonyum ve grafitin yüksek sıcaklıktaki buharla karşılaşması sonucu oluşan hidrojen yanarak bütün santrali alevler içinde bıraktı.

Yetkililerin açıklamalarına göre Sovyet Birliği, ülkede ortaya çıkacak olan paniği önlemek adına facianın gerçek boyutunu kamuoyuna yansıtmadı. Bunda gerçeğin üzerini örtmeye çalışan üst yüzey santral yöneticilerinin de payı vardır. (Daha sonra bu kişiler mahkemede yargılanıp cezalandırıldı.)

Kaza Nasıl Duyuldu? Hangi Ülkeler Etkilendi?

Çernobil’den kuzeye doğru esen rüzgârlarla radyoaktif bulut 28 Nisan 1986’da İskandinavya’ya ulaştı. İsveçli uzmanlarca normalin üzerinde saptanan radyasyon düzeyleri büyük bir nükleer kazanın olduğunu dünyaya ilk duyuran haber oldu. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği patlamadan en çok etkilenen ülke idi. Bunun dışında etkilenen diğer ülkeler Polonya, İskandinavya, Avusturya, Kuzey İtalya, Güney Almanya, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan oldu.

Kaza Sonrası Hangi Önlemler Alındı?

    • 37-555 KBq/m² radyasyon saptanan alanlarda periyodik sağlık kontrolü yapıldı,
    • 555-1480KBq/m² radyasyon saptanan alanlarda sıkı kontrol, lokal üretilen yiyeceklere kısıtlamalar getirildi,
    • Radyasyondan yoğun oranda etkilenen 30 kilometre çapındaki alan belirlenerek bu bölgelerden 135.000 insan uzaklaştırıldı ve yaşam alanları boşaltıldı,
    • Reaktör binası 410.000 m³ çimento ve 7.000 ton çelik kullanılarak gömüldü ve binanın altı da betonlandı,
    • Besin maddeleri başka bölgelerden getirildi ve kontamine (radyasyon bulaşı olan) yiyeceklerin tüketimi yasaklandı,
    • Çeşitli tanı merkezleri kuruldu,
    • 5.300.000 insana, tiroid bezini iyot açısından doygunluğa ulaştırarak radyoaktif iyodun tiroid bezi tarafından alımını mümkün olduğunca engellemek için potasyum iyodür tabletleri dağıtıldı.

Çernobil Kazasının Türkiye’deki Etkileri

Ülkemize 3 Mayıs 1986 Cumartesi günü radyoaktif bulut ilk olarak Bulgaristan ve Yunanistan üzerinden Trakya bölgesine gelmiştir. Radyoaktif bulutlar 1986 yılı 7-9 Mayıs tarihleri arasında Kırım Yarımadası üzerinden Karadeniz’e ulaşmıştır. Bu bulutların geçtiği sıralarda Trakya ve Doğu Karadeniz’de; özellikle fındık, tütün ve çay üretimi yapılan tarım alanlarında yağış olması bulaşı artırmıştır.

Yıllar sonra Türkiye’de; Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) tarafından sürdürülen ve Sağlık Bakanlığı işbirliği ile yürütülen çalışmaların değerlendirilmesi sonucunda Türkiye genelinde ortalama olarak alınan dozun, halk için uluslararası kuruluşlarca öngörülen doz sınırlarının altında kaldığını, alınan önlemler ile mümkün olan en düşük dozun alınmasının sağlandığı belirtilmektedir.

Türkiye’deki kanser artışları ile Çernobil kazasının bilimsel açıdan doğrudan ilişkilendirilmesi mümkün görünmemektedir. Bunun yanı sıra Karadeniz Bölgesi’nde gömülen çayların dışında kontrolsüz kalan ve iç pazara sürülerek, diğer çaylarla harmanlanıp azar azar tüketildiği iddia edilen radyasyonlu çayların ve ilkokullarda dağıtılan fındıkların söylentileri bölge halkının kaygılarına zemin olmuştur. Dönemin Sanayi Bakanı Cahit Aral’ın canlı yayında çay içtiği görüntüler ise bu dönemi yaşamış olan insanların hafızasına kazınmıştır.

Öte yandan Amerika’da bulunan Oak Ridge Laboratuvarları’nın Sağlık Fiziği Müzesi’nde Rize Tomurcuk Çayı paketlerinden biri, kontamine olmuş çay olarak müzedeki yerini almıştır.

Sonuç

Çernobil kazasının oluşumunda insan hataları ve reaktör tasarımındaki olumsuz yönler çok büyük rol oynamıştır. Deney yapmak amacıyla reaktörün emniyet sistemleri devreden çıkartılmış ve güvenlik açısından olması gereken çalışma şartlarının dışına çıkılmıştır. Bu büyük kaza sonucunda bazı dersler de çıkarılmış ve uygulamaya konulmuştur. Bu tür kazalarda radyasyonun yayılımı ülke sınırlarından bağımsızdır. Radyasyon kazaların tekrarlanmaması için önlemler alınmalı ve bu önlemlere uyulmalıdır.

Türkiye’de 2010 yılında Akkuyu Nükleer projesi çernobil faciasına sebep olan firma; Nükleer enerji şirketi Rosatom tarafından yürütülmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın olumlu kararı ile 14 Nisan 2015’te projenin temel atma töreni yapılmıştır.

Bilgilerinize Sunulur…

 

“20. yüzyılın felaketi: Çernobil Nükleer Kazası” başlıklı makale Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun bilgi dokümanlarında yayınlamıştır.

Düzenleyen: İnş. Müh. (stu) Büşra Kurt
e-posta: busra.beu10@gmail.com

 

Kaynaklar;

    • http://www.akkunpp.com/akkuyu-ngs-insaatinin-yuzde-80inde-turk-firmalar-gorev-alacak/
    • http://www.taek.gov.tr/tr/belgeler-formlar/yayinlar/bilgi-dokumanlari/cernobil_20yil_serisi
    • http://www.hurriyet.com.tr/gundem/cernobil-nedir-ve-neden-patladi-cernobil-faciasina-dair-detaylar-41226387
    • http://www.aljazeera.com.tr/haber/30-yil-sonra-cernobil

Abone Listemize Kaydolun
inşaPORT Mail Aboneliği

Posta listemize abone olun ve e-posta gelen kutunuzda ilginç şeyler ve güncellemeler alın.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Abone Listemize Kaydolun
inşaPORT Mail Aboneliği

Posta listemize abone olun ve e-posta gelen kutunuzda ilginç şeyler ve güncellemeler alın.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.