İnşaat sektörü yoğunluklu büyüme sürdürülebilir mi?

Takvimler 10 Ağustos 2015 tarihini gösterdiğinde Ekonomist Mahfi Eğilmez inşaat sektörünün bugününü "Görünümüne aldanıp da inşaat sektörünü lokomotif sektör yaparsanız yokuşa gelince lokomotifin treni çekemediğini, trenin lokomotifi geri çekmeye başladığını görebilirsiniz." diyerek çok açıkça ifade etmiştir.

0
101
-Article Top-
- Advertisement -

Ülkemiz gelişen, buna bağlı olarak ihtiyaçları artan bir konumda olup diğer ülkelerde olduğu gibi, gelişiminin ana eksenini ise apaçık inşaat ile olmakta. Barajlar, enerji üretim tesisleri, yollar, havaalanları, kentsel mekanlar, fabrikalar, hastaneler ve diğer tüm yaşamsal mekanlar ile o mekanları yaşanılır kılabilecek gerekli olan altyapının ilk adımı inşaat ile atılmakta. Ayrıca günümüzde inşaat, yalnızca çevrenin inşa edilmesine değil, bakım, onarım ve işletilmesine katkıda bulunan faaliyetlerin tümünü içerecek şekilde değerlendirilmekte.

Bu senaryo 2018 yılının 3. çeyreğine kadar kusursuz bir şekilde ilerledi. Ancak 2018 yılının 3. çeyreğinde inşaat sektörü durakladı ve hatta geriye gitti. İnşaat sektörünü bu duruma getiren neydi? Neden ekonominin lokomotifi olarak tabir edilen inşaat sektörü işlevini kaybetti?

Turgut ÖZAL döneminde, dünyada yavaş yavaş egemen olmaya başlayan inşaat sektörü modasına ülkemizde kayıtsız kalmamış ve öncü sektör olarak benimsenmiştir. Bu sektörün tercih sebebini Ekonomist Mahfi Eğilmez, “Çok daha az yatırım gerektiren, çok daha kolaylıkla teknolojiye adapte olabilen, hemen sonuç verebilen ve büyümeyi derhal sıçratan bir sektördü inşaat sektörü. Her bir apartman dairesinde yaklaşık 150 sanayi ürünü kullanılıyordu (çimento, demir, kum, boya, cam, pencere, kapı, fayans, parke, lavabo, musluk, elektrik teçhizatı vb.). Dolayısıyla bir daire inşa ederken bu kadar sanayi ürünü üretimine yol açılıyordu.” 2015 yılındaki makalesinde ifade etmiştir.

‘Kalkınmamızın lokomotifi imalat sanayi olacaktır’

Bundan yarım asır önce Türkiye ekonomisinin lokomotifi olarak imalat sanayinin seçildiğini belirten Ekonomist Eğilmez, “1961 Anayasasıyla planlı kalkınmayı bir model olarak benimsediğimizde seçtiğimiz öncü sektör imalat sanayi idi. Bu seçim doğruydu, çünkü Türkiye’nin gelişmiş ekonomilere yetişebilmesi için üretimde kullanılacak makine, alet ve teçhizatı üretmesi gerekiyordu.” dedi. 1968-1972 yıllarını kapsayan ve ana hedefi Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Gümrük Birliği’ne geçişi sağlamak olan II. BYKP’de (Dilbaz, 2006: 58) ekonomide hızlı bir kalkınmanın sağlanması amacıyla sanayi sektörüne diğer sektörlerden daha fazla önem verilmiştir (Beydemir, 2006: 37).

Türkiye ekonomisinde 1980 yılından önce ithal ikame stratejileri uygulanırken, 1980 sonrasında gelişebilecek ve rekabet edebilecek potansiyele sahip ihracata dönük endüstrilerin teşvik edilmesi ve desteklenmesi yönünde ihracatın özendirilmesi stratejileri uygulanmaya başlanmıştır (Kızıltan ve Ersungur, 2009: 1). Ancak bu dönemde inşaat sektörüne dünyaca duyulan sempatiye ülkemizde kayıtsız kalmamıştır.

İnşaat sektörü ile çok daha basit, çok daha kolay bir yoldan giderek ekonomi canlandırılmış ve büyüme sağlanmış olduğunu ifade eden Ekonomist Eğilmez, “Önce üretilen konutlara talep yaratmak gerekiyordu. Bunun için de devlet teşvikleri, destekleri devreye girmeliydi. Özal, bu sektörü devlet teşvikiyle canlandırabilmek için Toplu Konut İdaresini kurdu.” dedi.

“Her üretim bir başka üretimin alt yapısını oluşturacak”

Atılan bu adımı “illüzyon” olarak nitelendirmiş ve bunun sadece fiziksel bir büyüme olduğunu belirtmiştir. Ama imalat sanayisinde durumun böyle olmadığını, her üretim bir başka üretimin alt yapısını oluşturacağını belirten Eğilmez, “Torna tezgahı üreten bir fabrika düşünelim. Bu fabrika bir torna tezgâhı ürettiğinde büyümeye katkı yapmış olacaktı. O torna tezgahını satın alan işletme o tezgahta otomobilin bir parçasını ürettiğinde o da büyümeye katkı yapmış olacaktı. Otomobil parçasını alıp yerine takan firma da büyümeye katkı yapmış olacaktı.” örneğini vererek imalat sanayisinin önemine değinmiştir.

İnşaat sektörünün ilk üretimden sonra büyümeye çok kısıtlı katkı yaptığını, buna karşın imalat sanayisinin ise büyümeye çok seferlik katkı yapan bir sektör olmakta. Ayrıca inşaatta kullanılan ürünlerin çoğunluğu imalat sanayisinde yapılan tezgahlar aracılığıyla üretilmekte.

İmalat sanayisinin çok büyük emek isteyen, buna karşın inşaat sektörü ise basit olmakta. İnşaat sektörünün çekiciliğini artıran bu faktör nedeniyle ülkenin önde gelen sanayicileri zaman içinde inşaatçı olmaya başladılar. Bu süreçte Türkiye ekonomisi hızla büyümüş, AB ülkeleri ile müzakereler yapılmış ve reel faizin de yükselmesiyle birlikte yabancı fonlar ülkeye getirilmiştir. TL’nin diğer paralar karşısında güçlenmesi ile bankalar uzun vadeli ve düşük faizli kredilere vererek inşaata olan talebi artırdığını belirtmiştir.

Küresel konjonktürün yükseldiği, likiditenin bol ve akışkan olduğu ortamda bu gidiş son derece normal olduğunu belirten Eğilmez, “Birden küresel kriz patladı. Çeşitli nedenleri var krizin. Ama en önemli nedenlerinden birisi de gelişmiş ekonomilerdeki konut balonuydu. Derken bize gelen yabancı para miktarı azalmaya başladı. Bunun ilk etkisi TL’nin değer kaybında ortaya çıktı. Bu gelişme, imalat sanayisini geliştiremediği için sermaye malı ithalatının yüksek olduğu Türkiye’de, ithal malı maliyetlerini ve dolayısıyla enflasyonu artırmaya başladı. Bunu faizlerdeki artış izledi. Artık bankalar eskisi kadar kolay ve ucuz kredi veremiyorlar.” diyerek inşaat sektörünün ülke ekonomisine verdiği tahribatın boyutunu gözler önüne sermiştir. Unutmayınız, bu makale bundan neredeyse iki buçuk yıl önce yazılmıştır. Sanki bugünü yaşamış ve geleceğe bir not bırakmış.

Bugünlerdeki durumumuzu herhalde en iyi ifade edecek cümlesi ise “Görünümüne aldanıp da inşaat sektörünü lokomotif sektör yaparsanız yokuşa gelince lokomotifin treni çekemediğini, trenin lokomotifi geri çekmeye başladığını görebilirsiniz.” olmaktadır.

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.