Seçime hazır mısınız? Mevcut başkanınızla mı devam edeceksiniz yoksa farklı partiden de olsa, icraatlarının aşağı yukarı aynı olabileceğini düşündüğünüz adaydan yana mı oyununuzu kullanacaksınız? Bir şeylerin değişebileceğine inancınız var mı? Benim var bugün yarın değil ama bir gün değişecek.

Değişim demişken bunu bir toplumun ya da liderin yapabileceği inancında değilim. Yüzyılın beklenen depremleri olduğunda, aşırı iklim felaketleriyle karşı karşıya kaldığımızda kentlerimiz yerle bir olacak zaten.
Bugün hangi belediye başkanı bu en kötü senaryoyu düşünerek çözüm ya da planlar üretiyor ki? Aksine bir gün zaten bunların olabileceği kanısında ve o anki keyfine göre belki de içtiği kahvenin sertliğine göre yapı yoğunluğu belirleyip üstün körü mekanları üretip, onarmaya devam ediyor. Bunu 81 ilin genelinde yoğunluğu değişir şekilde görüyoruz.

Her gün karşı karşıya kaldığım yapı mezarlığının açıklamasının cevabını böyle veriyorum kendime. Counter strike daki seçtiğimiz haritalara benzetiyorum. Her 3 ayda bir 10 bin, 5 bin bekçi veya polis alım ilanları da buna göre hesaplanıyor olmalı. Oyunun içindeki kentlileriz biz. Metropolde yaşamanın vergilerini verip, taşra hizmetine yaklaşan hizmet alan kentliler. Yağmurlu havada metroları arızalanıp uçağı kaçıran kentliler. Dere kenarında yürüyormuş gibi şehrin ortasında atlaya zıplaya yürüyen kentliler.

Bilim çağında olmamıza rağmen bir müteahhitin başkan adayı olabilme medeni cesaretine sahip olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bunu sorguluyorum ben, trajı komik buluyorum. Hedefe giden en kısa yol ”Başkan olacağım ve sınırsız yetkilerle yapılaşacağım” . Amerikayı Trump’ dan sonra çokça eleştirmiştik günlerce aylarca hala bile eleştiriyoruz.

Ve yine çokça eleştirilen ”Büyükşehir Yasası”. Beşinci yaşını dolduracak. Kimlikteki ismi Ayşe olan birinin halk arasında Ayşegül olarak bilinmesi gibi. Hayatımızda neleri değiştirdi bu yasa? Az sefer sayısında da olsa köyümüze halk otobüsüyle gidebildik, tabii sayılı kentlerde oldu bu. Yasanın özüne bakarsak evet bütün mahallelerde olması gereken bir hizmetti bu fakat fizibılda değildi bana göre ve sayılı kent ve bölgede kalması mantıklı oldu. Başka neler oldu peki? Başka yapılmak istenen bir şey yapılamadı bence çünkü nüfus yeterli görülmedi hizmeti verebilmek için. Gerçi nüfusun yeterli olduğu yerlerde de mekan izin vermiyor. Şöyle ki hanginizin çocuğu okula yürüyerek gidiyor? Evinizin yakınlarında okul var mı? Varsa da derslik sayısı yetersizliğinden dolayı servisle çocuğunuzu başka okullara mı gönderiyorsunuz? Bunun ekonomik karşılığından yana çocuğun sağlık, özgüven ve sosyolojik olarak karşılıkları da var. Göbekli, özgüvensiz, korkak çocuklar. Sokağı tanımayan, onu sanal ortamda arayan çocuklar. Sonrasını eğer anne-babaysanız kendi kendinize yanıtlarsınız zaten.

İçiniz kararmasın, haklarınızı bilmeniz gerekiyor. Kentli olmanın ne demek olduğunu anlamanız gerekiyor. Avrupa standartlarını bile yakalayamamışken, sizlerin bir şeylerin farkına varıp talep etmeniz ve bu taleplerin ilgili bilirkişilerin çalışmalarıyla geliştirilip toplumumuza ve mekanımıza uygun yeni standartların belirlenmesi gerekiyor.

Birçok adayın seçim vaatlerini dinlemek istedim lakin 2-3ü geçmeyecek sayıda aday modellerini açıklayıp, kurgusundan bahsetti. Geri kalanlar bugünün cehennemini yarında taahhüt ediyorlar. Yahu 5 yıl önceki belediyecillikle şuan ki bile bir değil. Onlara göre evet ama hızla gelişen yapay zeka öyle demiyor. Sanal ortamda kullanılan mekana ilişkin ciddi veri birikimi var. bir aday da çıkıp bunlarla ilgili analiz-sentezlerini nasıl kullanacağına ilişkin bir şey söylemedi. Şu yağmurlu günlerde hepimizin isyanı olan, altyapıya yönelik binlerce yıl önce inşa edilen çözümlemeler bile ne yazık ki günümüze gelene kadar yok olup gitmiş.

Arz-talep meselesi tabii bir yerde diyorum, mahalleli kentli asfalt vesayre istiyorlar e fakire de bir iki yardım, birazda işçi alımı ohh tamam işte. Ya sonra? Sonrasını sen ben istemesek yapmayacaklar, iste iste. O çok sevdiğin çocukların için oyun alanı iste, okulunun yürüme mesafesinde olmasını iste, çevre duyarlı projeler iste, yeşil alan iste, konut yoğunluğunun arttırılmamasını iste, konutunu yenilemen içip fon sağlama sözünü al, mahalle hanımları için üretim mekanı iste, gençler, kentliler için kendini gerçekleştirme mekanları iste, iklim değişikliğine duyarlı mekansal çözümler, mahalle ölçeğinden ülke ölçeğine kadar uzanan yasal çözümlemeler iste. Salına salına yürürken mahallende ayağın takılıp düşmesin kafanı çevirdiğinde beton ötesindeki hayallere dalma, konut-iş yeri kent planındaki her şey değil sadece bir şeydir.
Benim beklentilerim inovatif ve çevre duyarlı olmaları, çünkü teknoloji beklenenden hızlı gelişiyor ve iklim değişikliği hesaplanandan daha da hızlı gerçekleşiyor. İnsan ölçeğine inmeden, yakın adımlardan biri yerel yönetimlerdir ve seçeceğiniz aday burada çok önemli bir rol teşkil ediyor.

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

CEVAP YAZIN

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.