OPEC üyesi ülkeler, petrol üretimi konusunda ABD Başkanı Donald Trump’ın talebinin tersine son aylarda petrol fiyatlarında sert düşüşe sebep olan arz fazlasını gidermek amacıyla üretim kısıntısı kararı almak için Viyana’da 175. Olağan toplantısını yaptı. Toplantı öncesi 57 yıllık OPEC üyesi olan Katar’ın, Katar Enerji Bakanı Saad el-Kaabi tarafından, ülkesinin petrolden ziyade doğal gaza yönelmek ve uluslararası enerji piyasasındaki rolünü arttırmak istemesi şeklindeki gruptan ayrılma kararını açıklaması şaşkınlığa neden oldu. Peki OPEC nedir? Ne zaman ve neden kuruldu? Bir bakalım.

OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı) 14 Eylül 1960 tarihinde Bağdat’ta İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Venezuela’nın anlaşma imzalamasıyla petrol üreticileri için adil ve istikrarlı fiyatları sağlamak, petrol tüketicisi ülkelere etkili, ekonomik ve düzenli petrol arzını karşılamak ve petrolden elde edilen geliri petrol sektörüne yatırıma dönüştürmek için üye ülkeler arasında petrol politikalarında bütünlüğü ve eşgüdümünü sağlamak amacı ile kurulmuştur. Gruba bir yıl sonra Katar’da dahil olmuştur. Yedi yıl sonra Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer ülkelerin katılımı ile üye ülke sayısı 14’e yükselmiş, 1995’te üyeliği sona eren Gabon ile 2009’da Endonezya’nın üyeliğinin askıya alınması ile üye ülke sayısı 12 olmuştur.

Katar, grup içerisinde, günlük yaklaşık 600 bin varillik üretimiyle toplam petrol üretiminin yüzde 2’sinden daha az bir bölümünü karşılıyor ve grup içerisinde 11.sırada yer alıyor. Buna karşın Suudi Arabistan günlük yaklaşık 11 milyon varil üretim ile grubun en büyük üreticisi konumunda.

Katar’ın yılda 77 milyon ton LNG üretimini 2024 yılına kadar 110 milyon tona çıkarmayı hedeflediği ve bu amaç ile gruptan ayrılacağını açıklaması tam olarak asıl bahane gibi görünmüyor. Bu kararın arkasında yatan esas nedenin LNG üretiminden çok Katar’ın başta Suudi Arabistan olmak üzere bölgedeki bir dizi ülke ile yaşadığı diplomatik kriz olduğu yorumu da yapılıyor. Bilindiği üzere, OPEC üyeleri Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, grup üyesi olmayan Bahreyn ve Mısır ile birlikte Haziran 2017’den bu yana Katar’a abluka uyguluyor.

OPEC içerisinde Suudi Arabistan’ın en büyük üretici olması ve kararlar noktasında baskın bir rolünün olması ve bölgedeki ağırlığından dolayı Katar rahatsızlık duyuyor. Zarar göreceğini düşünen Katar’ın daha rahat hareket edebilmek açısından, kendisine teröre destek verdiği suçlama bahanesi ile baskı ve abluka uygulayan ülkelerin baskın olduğu kurumlardan soyutlayıp tehlikelerden uzaklaşma düşüncesi içinde olduğu daha baskın geliyor.

Analistlere göre, Katar’ın çok büyük bir üretici olmamasından dolayı OPEC’ten çıkmasının petrol piyasasına doğrudan bir etkisi olmayacağı belirtiliyor. Fakat ekonomik açıdan olmasa da psikolojik açıdan grup içerisinde sarsıntıya sebep olacağı aşikar ve belki de sonucu dağılmaya giden ayrılıklar silsilesinin başlangıcı olacak.

Bu ayrılık, üye ülkelerin ekonomik çıkarlarını korumak için kurulmuş olan OPEC’in, üye ülkelerin siyasi çıkarları için hamlelerde bulunması ile asıl amaçtan uzaklaştığı düşüncesini akla getirebilir.

Katar bu karar sonrası petrol politikasını geliştirebilirse, OPEC üyelerinin kısıntı kararı alması sonrası, petrol pazarını arttırabilir. Yapılan araştırmalarda gösteriyor ki dünya petrolünün %2 sine sahip olan ve şuan ki üretimi ile petrol piyasasında sadece %0,6 sına sahip olan Katar’ın, rezervine göre üretimini şuan ki üretiminin yaklaşık 3 katına kadar çıkarabilir. Bu sonuç ile de petrol piyasasındaki bugünkü durumu ile bundan sonraki durumu aynı olmayıp, daha etkili bir aktör olabilir.

Word Oil Outlook’un “Yakıt Türüne Göre Dünyanın Enerji Talebi 2018” raporuna göre 2015 yılında dünyanın enerji için petrole, 31,5 oranında talebi varken, doğalgaza aynı yılda 21,7 talebi olduğu görünüyor. Fakat bu aradaki fark 2040 yılına gelindiğinde petrol için 27,8 olması ve doğalgazın ise 25,0 olması ile büyük oranda kapanıyor. 2015-2040 yılları arasındaki petrolün gelişimi 0,6 oranında iken bu oran doğalgazda 1,7 görünüyor.

Katar, dünyanın en büyük doğal gaz ihracatçısı konumunda ve yıllık 29 milyar dolarlık doğalgaz ihracatı bulunuyor. Küresel LNG piyasasında yüzde 30’luk pazar payına sahip olan Katar’ın, 2024 yılına kadar ihracatını 40 milyar dolara çıkarması bekleniyor.

Fosil yakıt alanında kömür ve petrol çağının artık geride kalacağı ve yakın bir zamanda doğalgaz çağına girileceği öngörülüyor. OPEC içerisinde etkisiz bir eleman olarak nitelendirilen Katar’ın elinde bulundurduğu bu güç ile muhtemel kurulabilecek “Doğalgaz İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı”na kuruculuk yapması ve bölgede dengeleri değiştirip sistem kurabilecek bir aktör haline gelmesini beklemek hayalperestlik olmaz.

 

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Yaklaşan Etkinlik







CEVAP YAZIN

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.