Biri “Firavun” Demiş!

0
245
- Advertisement -

İş dünyasının son zamanlardaki olmazsa olmazı neredeyse LinkedIn. Hemen hemen her profesyonel bu ağa kenarından köşesinden bulaşmış durumda. Çok etkin kullananlar da var, amacının dışında kullanan da, öylesine kenarda dursun diye hesap açmış olan da var, nasıl kullanacağını bilmeyen de, ne kadar etkili olduğunu bilen de var bihaber olan da…

Hemen hemen her profesyonele amacına uygun kullanması durumunda büyük katkı sağlayacak bir platform olduğu aşikar. Lakin yine fikirleri çarpıştırmayı yeğliyoruz güzel ülkemde. Kendi kendime diyorum ki acaba biz mi ayrışmayı çok seviyoruz? Ya da başka ülkelerde de bu tür muhabbetlerin dibine vuruyor mudur profesyoneller? Ben bu gün “biz burada selamlaşamayacak mıyız? benim selamım sabahım kime sıkıntı yaratıyorsa beni ağından çıkarsın benim firavunlarla işim yok!” gibi cümleler içeren bir yazı okudum. Herkesin düşüncesine saygı duymak gerekiyor ve ben bu düşünceye de saygı duyayım diyeceğim de konu sadece selam alma ve verme mi yoksa çiçek, böcek , hayvanlar alemi, manzaralar, akşamki İşyemeğinden ordövr tabağı kareleri, sabah sporundan kısa esintiler vesaireler vesaireler buna dahil miydi bilemedim. Hadi diyelim hepsi parantezin içinde olsun, yahu arkadaş Firavun nereden çıktı? Musalar, firavunlar, evetler, hayırlar, aleviler, sünniler … Yetmedi mi ayrışmalardan çıkan hazin sonuçlar? Neden bu çaba? Çok mantıklı birçok arkadaşın yaptığı güzel bir ortak yorum var! Uygulamada güzel bir özellik var tıklıyorsun ve görmek istemediğini bir daha görmüyorsun. Bu kadar!

Esasen benim de görüşüm buranın bir iş ağı olması nedeniyle daha ziyade bu yönde paylaşımların yapılması yönünde, zira o az önceki parantezin içinde  kalanlar için zaten benzer platformlar var. Kısaca özetlemek  gerekirse ben bu konuya bir sinema salonu ya da bir kütüphane gözüyle bakıyorum. Şöyle ki, ortak amaçla içinde bulunulan bir ortamda herkes o amaca yönelik hareket eder. Bir kütüphanede ders çalışmak , kitap okumak yerine veya sinemada film izlemek yerine oturup sohbet ederseniz (ki bu hem çok anlamsız hem de zor olur) rahatsız olan insanların tepkisiyle karşılaşmanız son derece doğaldır ancak bunu yaşıyor muyuz elbette yaşıyoruz. Sohbet etmek için bir çok ortam varken insanların diğerlerini rahatsız etme pahasına bunda ısrar etmesi artık normal! Evet kimsenin ağzına mühür vuramıyoruz, isteyenin istediği yerde özgürlük sınırının başkasının özgürlüğünün başladığı yere kadar olduğunu unutarak ya da ne unutması umursamayarak davranması artık son derece doğal hatta yukarıdaki örneğe bakınca savunulacak bir hale gelmiş! Büyük abi geliyor kütüphanede gürültü kopartan kardeşine tepki gösteren diğer kütüphane sakinlerine posta koyuyor. “Konuşur benim kardeşim, siz kimsiniz?” diyor hatta siz konuşma özgürlüğüne zincir vuran zalimlersiniz diyor!!! Yahu kardeşim bak facebook var, instagram var, twitter var, var oğlu var… Burası insanların iş dilendikleri değil iş konusunda birbirlerine destek oldukları bir ağ! Bana ne senin spor sonrası sergilediğin kaslarından ve bana ne senin bu gün ofiste giydiğin kıyafetten ve bana ne senin bana (ve sana dürüstçe itiraf edemeyen bağlantılarına) iş konusunda  hiçbir şey katmayacak olan detaylardan. Ekose sarı elbise giyince mülakatlar daha mı başarılı geçiyor? Yahut biseps’ler, triseps’ler, six pack’ler iş stresiyle başa çıkma olasılığını mı arttırıyor? Ben şahsen firavun olmamakla beraber bir kampanya başlatmak değil de! tepki göstermek yerine bu tür manzaralar görünce sessizce veda ediyorum o bağlantıma. Aynısını bu tarz polemiklerle muhattap olmak zorunda kalmamaları için tüm bağlantılarıma da tavsiye ediyorum.

Vaktinizi aldım. İş dünyasındaki tüm dostlarıma bu ağı aktif ve kendilerine değer katacak şekilde kullanmalarını tavsiye ediyorum.

Hayırlı işler..

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Önceki İçerikSen Gitmezsin!
Sonraki İçerikProje De Neymiş ?!
Elk. Müh. Yusuf YILDIRIM
1977 yılında Mersin'de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini bu şehirde tamamladıktan sonra Kocaeli Üniversitesi'nde Elektrik Mühendisliği Lisans eğitimini 2002 yılında tamamladı. 15 yılı aşan meslek hayatı boyunca özellikle inşaat sektöründe bir çok projenin uygulanmasında görev aldı. Merkezi İstanbul'da bulunan bir firmada koordinatörlük görevini yürüten Yusuf YILDIRIM evli ve 5 ve 10 yaşlarında 2 kız çocuğu babasıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here