Proje De Neymiş ?!

0
366
- Advertisement -

Ülkemizde inşaat sektörünün aslında belki de tüm sektörlerin kanayan yarası plansızlık.

Bizde işin projelendirmesi işten sayılmıyor. Proje dediğiniz bürokratik engelleri aşmak için yerine getirilmesi gereken bir prosedür çoğuna göre. Aman belediyeden onaydan geçsin de, karalayalım bir şeyler. Peki ya sonra? Sonrası Allah kerim, hallederiz! Projeye ne gerek var zihniyeti inanın sektörün en az yarıya yakınında hakim. Şu meşhur KOBİ’ler var ya hani çoğu da işte bu yüzden büyük işletme olamadan hayata gözlerini yumuyor. Tabii suçlu bulmak her zaman çok kolay yurdumda o zaman da suçu birilerine yapıştırıveriyorlar.

Ne yapıyorlar bu işi özensiz bir şekilde yapanlar şöyle bir göz atalım isterseniz. Ben kaba, statik kısımlarını çok detaylı incelemediğim için mekanik ve elektrik üzerinden anlatmaya çalışayım lakin  o  kısımlarda da çok fark yok diye düşünüyorum.

1.Aşama: Sağdan soldan tanıdık iş bitiren arkadaşlardan belediyeden geçecek tarzda tabiri caizse copy-paste projeler (bundan sonra adı onay projeleri diye anılacak) temin edilip resmi kurumlardan gerekli izinler, resmi işlemler vesaireler halledilir.

2.Aşama: Tanıdık veya tanıdığın tanıdığı taşeron firmalarla kontak kurulur, derme çatma projeler incelenir ve sonunda biriyle el sıkışılır.

3.Aşama: İnşaat başlar, kaba esnasında herkes kendi disiplini ile ilgili alt yapı işlerini çözmeye çalışır. Tabii ki eldeki onay projelerine göre.

4.Aşama: Kaba biter ve serüven başlar. Şu kısımdaki şaftlar iptal, ADP odasının yerini şuraya alalım, mekanik odanın küçülmesi lazım, bu bölgede olması gereken cihazları şuraya kaydırmamız gerekiyor, şuraya priz ilave edelim, rezervuar şu duvardan ötekine kaysın,  şuralara ilave yapalım, şunu değiştirelim, bunu çıkartalım, onu ekleyelim, onu yapalım, bunu edelim …  Kuaföre saç tarif eden ablalar olur ya hani biz de tarifle iş yapar hale geliyoruz.

Güler misin ağlar mısın kararsızlığında sarpa sarar işler.  Ondan sonra yurdumun kıvrak zekâları devreye girer, pis su gideri borusunun güzergâhını sekteye uğratıyor diye kirişi ikiye bölme mi dersiniz, hidrant hattı ile çakışıyor diye ana kablo tavasını doğrama mı dersiniz, ne statik kalıyor ortada, ne elektrik ne mekanik. Toz duman oluyor ortalık… O toz dumanın içinde elektrikçi mekanikçiye, duvarcı sıvacıya, mobilyacı boyacıya sözün kısası herkes önüne gelene sallıyor o benim imalata şu zararı verdi, şu şunu yaptı, o da bana bunu yaptı. İlk okul 1. Sınıfta küçük ablalar öğretmeniiim Ali benim saçımı çektiiii diye bağırır ya; ahanda bizim proje de o hale gelir. Konuyu çözmesi gereken proje müdürü çıkagelir diyeceğim de nerdeeee? Masraf olmasın diye uygulama projesi çizdirmeyen zihniyet proje müdürüne para mı verir kardeşim. Herkes kendi işini kendi halleder. Ya da halledemez mi deseydim bilemedim.

Velhasılıkelam gelir 5.Aşama: Kavga dövüş bir şekilde projenin sonunu bir yada birkaç taşeron değişikliği ile görebilenler kendini şanslı addeder. Bu işin de üstesinden gelmenin gururuyla plansız programsız çürük çarık bir binayı daha kullanıcılarına teslim eder.

Geçenlerde bir şey öğrendim. Dünyada uygulama aşamasında en az değişikliğe uygulayan projeler İngiliz projeleriymiş. Projelendirme süreci uygulama sürecine neredeyse eşdeğermiş. İş başlamadan önceki projelendirme süreci diye belirteyim de çünkü ben uygulamayla paralel yürüyen hatta geriden gelen projelendirme sürecine de şahit oldum ülkemde. Güzel tarafı da olmuyor mu oluyor revizyon projeye ihtiyaç kalmıyor. J

Uzadıkça uzar bu konu da daha fazla sıkmayayım sizi. Plansızlık konusunun sektörden kısa bir örneği diyelim buna. Sizler de bu örneğin benzeriyle her sektörde hatta hayatımızın her safhasında karşılaşıyorsunuzdur.  Bu örneklerin gün be gün daha da azalması dileğiyle…

Descartes’in konu ile ilgili güzel bir sözü ile noktalayayım ” Plansız çalışan bir kimse, ülke ülke dolaşıp hazine arayan bir insana benzer”.

inşaport.com ücretsiz aboneliği

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Önceki İçerikBiri “Firavun” Demiş!
Sonraki İçerikEMPATİ SİZ
Elk. Müh. Yusuf YILDIRIM
1977 yılında Mersin'de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini bu şehirde tamamladıktan sonra Kocaeli Üniversitesi'nde Elektrik Mühendisliği Lisans eğitimini 2002 yılında tamamladı. 15 yılı aşan meslek hayatı boyunca özellikle inşaat sektöründe bir çok projenin uygulanmasında görev aldı. Merkezi İstanbul'da bulunan bir firmada koordinatörlük görevini yürüten Yusuf YILDIRIM evli ve 5 ve 10 yaşlarında 2 kız çocuğu babasıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.